Philodendron erubescens (kızaran filadendron)

Evlerde en kolay yetiştirilen Philodendron türlerinin en başında belki Philodendron erubescens gelir. Yaprakları kolay kolay bozulmaz. İhmallere dayanır. Susuzluktan pek zarar görmez.

Philodendron ağaç seven demek. Yani ağaçlara tırmanmayı seven anlamındadır. Erubescens ise kızaran demek. Güneşte çok tatlı kızıl renkte oluyor. Ama sadece yeni gelişmekte olan dalları, yaprak boğumlarındaki kökleri ve ve yaprak kılıfları. Daha sonra o tatlı renk kayboluyor.

Bu sayfada resimlerini gördüğünüz türe diğer kültivarlarıyla karıştırılmasın diye Philodendron erubescens ‘Emerald red’ derler. Emerald zümrüt demek. Belki yapraklarının yeşil tonuna zümrüt denmiş olabilir.

Philodendron erubescens ‘Emerald red’

- Philodendron erubescens - ‘Emerald red’

Philodendron erubescens için Türkçe ‘sarmaşık devetabanı’ demişler. Yanlış. Devetabanı Monstera cinsine bağlıdır. Bu ise Philodendron cinsine bağlıdır. Hiçbir alakaları yok. Tek ortak yanları her ikisinin de Araceae familyasından olmasıdır. Baklagillerden fasulye ile mimoza aynı familyadan olup ne kadar birbirlerine yakınsa bu ikisi de birbirlerine o kadar yakındırlar. Bari sarmaşık antoryum deselerdi. Gördüğünüz gibi yaprakları tıpatıp aynı. Ama antoryum da başka bir cins guruptandır.

Ev süs bitkisi olarak Philodendron erubescens: Evlerde en kolay yetiştirilen Philodendron türlerinin en başında belki bu gelir. Yaprakları kolay kolay bozulmaz. İhmallere dayanır. Susuzluktan pek zarar görmez.

Güneş ihtiyacı: Tam gün güneşten koyu gölgeye kadar her ortama uyum sağlayabiliyor. Eğer bir parça güneş alırsa yeni gelişen kısımlarının rengi muhteşem bir güzellikte olur. Kuvvetli aydınlıkta da kızarıyor ama güneşin etkisindenki kızarıklığın güzelliği bambaşka.

Toprak: Özel süs bitkisi toprakları uygundur. Fakat kökleri saçaklanmada pek becerikli değildir. Ancak çok havadar toprakta fazlaca saçaklanır. Böylece topraktan daha fazla besin alır yapraklar daha büyük olur. Dolayısıyla » antoryum için tavsiye ettiğim toprak daha uygundur.

Sulama: Toprak biraz kurudukça (nemini değil, ıslaklığını yitirdikçe) sulamalısınız. Antoryumlara uygun özel toprak kullanırsanız her gün sulamalısınız. Kışın esintisiz ve serin ortamlarda sulama sıklığını azaltmalısınız.

Kızaran filadendron, taze tepe dalları

Taze tepe dalları

Esinti:Kesin şart. Esinti olmazsa aylarca hiç büyüme göstermeyebiliyor. İstanbul, Trabzon, Samsun gibi yazın aşırı sıcak görülmeyen ve havası çok nemli olan memleketlerde nisan sonundan eylül sonuna kadar dışarda tutmanızı tavsiye ederim.

Hava nemliliği: İstanbulun hava nemliliği fazlasıyla yeterlidir. Difenbahyaların iyi yetiştiği yerde Philodendron erubescens çok daha hızlı ve sağlıklı yetişir.

Besin: Yeni toprağında ilk yıl vermeseniz de olur. İkinci yıl toprak değiştirmeyecekseniz yaprağı için yetiştirilen süs bitkilerine uygun besinden vermelisiniz.

Yaprak parlatma spreyleri: Uygundur. Hiç zarar görmez. Yapraklar böylece çok daha güzel görünür.

Philodendron erubescens, çiçeğiÇiçek açması: Philodendron erubescens’in çiçekleri oldukça güzeldir. Çiçek açması için güneş alması ve mevsim farklılıkları stresi yaşaması gerekiyor.

Çoğaltılması: ilkbaharın ilk soğuk günleri geride kaldığı zaman (İstanbul için nisan sonu) dallarını birer veya ikişer boğumlu olarak parçalara ayırın. Her parçasının köklenip filizlenme ihtimali yüzde yüz kesindir. Ben ne zaman yaptıysam başarı oranı %100 olmuştur. Ama biraz zaman alır. Hızlandırmak için isterseniz önce suda köklendirin. Dalı parçalara ayırırken en uç tepe kısmını en az üç yaprak boğumlu olarak ayırmalısınız. Geri kalan ana kök kısmı ise birkaç hafta sonra filizlenir kuvvetli bir gelişim gösterir diğerlerinden daha süratli gelişir.

Kızaran filadendron

Bu da bendeki kızaran filadendron, fotoğraf geçen kışa ait.. Yaprakları olması gereken esas şeklini almamış. Sebep kötü toprak.

Bana geliş hikayesi: Yaklaşık 11 yıl önce küçük bir dalını sokakta bulmuştum. Bir işte çalışıyordum. Çiçeklerle pek ilgilenemiyordum. O güne kadar dünyada böyle bir türün varlığını bilmiyordum. Olur mu olmaz mı diye düşünmeden sıradan bir bahçenin toprağına saksıya dikmiştim. Yeri de balkonda ilkindi vaktinden itibaren kızgın güneş alan köşeydi. Orada çok güzel büyüdü. İlk başta köksüzdü ama köklenmişti. O kadar güzel olmuştu ki her gören ısrarla istiyordu. İlk yıl bir metre gibi uzamıştı. Ertesi yıl ilkbaharda uzayan dalını parçalara ayırdım. Çok kişiye dağıttım. Çiçek meraklısı bir yengem var, amcamın hanımı, ona da vermiştim.
Bende kalan parça yine hızla büyüdü. Kış gelince bu sefer balkonda bıraktım içeri almadım. Soğuktan öldü gitti.
Kaybettim diye üzülürken, birkaç yıl sonra gördüm ki yengeme verdiğim küçük parça benim yetiştirdiklerimden çok daha muhteşem olmuş. Kocaman yapraklı.. İyi ki yengeme vermişim. Böylece ondan bir parça aldım. Kızaran filadendronuma tekrar kavuşmuştum. Ama bir daha balkonda yetiştirmedim. Böylece hiçbir zaman eskisi gibi güzel olmadı. Yengemdeki gibi muhteşem de olmadı. Bu yaz yine balkonda tutmayı düşünüyorum.

Kategori: Salon Ofis Dekor Yazar:

Etiketler: | |

'Philodendron erubescens (kızaran filadendron)' hakkında sorular, açıklamalar

  1. Filiz, Aydın dedi ki:

    Muhteşem bir çiçek:) Paha biçilmez, değerli paylaşımlarınız için çok çok teşekkürler…

  2. Elif Ozudogru Dincoglu, İstanbul dedi ki:

    Çalıştığım okulda var. Yarın çelik alacağım. :)
    ***
    Köklendirebilirseniz çok farklı güzel bir bitki. Yeri esintili oluyorsa (geçen kış denedim) soğuk odada bile büyümeye devam ediyor. Önceki yıllarda esintisiz yerde kışın hiçbir gelişme olmuyordu. Yazın kızgın güneşte ve açık havada (istanbul şartlarında) acayip devleşiyor. Şimdi yaprakları kauçuk yapraklarından büyük nerdeyse. Sizinki tutarsa yazın balkonda dışarda tutun güneşte rüzgarda hem hızlı gelişir hem devleşir. Kışın sıfır derece soğuğa bile zor dayanır dışarda bırakmayın.

  3. Elif Ozudogru Dincoglu, İstanbul dedi ki:

    Bugün çeliğimi aldım. Okulda kimse yüzüne bakmıyordu. Boyu çok uzun ama biraz biçimsiz büyümüş ve bakımsız kalmış. Saksı yüzeyinde minik dallar vardı onlardan bir tane uygun olanını aldım. Üzerinde minik bitler de vardı çeliktekileri önce yıkadım sonra kalan bitleri temizledim. Yazıda hızlı köklenmesi için suda köklendirmeden bahsetmişsiniz. Ben aldığım çeliği hemen toprakla buluşturabilir miyim? Üzerinde çok sayıda uzantı var ama sanırım bunlar tutunması için,sanki eksem de köklenecek gibi geldi.Yeni yaprak gelişimi de Pothos’takine benziyor.
    ***
    Aynı bitki olduğundan emin misiniz? Çünkü ben bunda yıllardır hiçbir zaman bitlenme görmedim. Yeni yaprak çıkarması potosa pek benzemiyor çünkü bunda yer yaprağın kılıfı olur (resimdeki gibi). Toprağa direkt olarak dikince köklenmesinin en iyi şekli ve zamanı şu: (İstanbul iklimine göre) mayısın ilk yarısında köksüz dalları toprağa dikip açık havada güneşli bir yere koymak. Diğer zamanlarda ve şartlarda önce suda köklendirmek lazım. Yoksa zor köklenir, gelişime başlaması da aylar sonrasına kalır. Şimdi üzerindeki köklere aldanmayın. Onların toprakta aktifleşebilmesi aynen kökllendirme şarlarını gerektiriyor yani o kökleri ciddiye almayın.

  4. Elif Ozudogru Dincoglu, İstanbul dedi ki:

    Umarım aynı bitkidir. Benim aldığım çelikte yaprak kılıfı yok. Ama görüntüsü çok benziyor. Yaprak şekil ve büyüklükleri aynı gibi. Anaç bitkinin gövdesi de kalın. Neyse başka ise de, kısmetimde bu varmış derim. :)
    ***
    Yeni dallardaki, yaprak saplarındaki hoş kızılımsı renk bu bitkinin başlıca özelliği. Yeni gelişimlerde kılıf yanlış hatırlamıyorsam nadiren olmuyor ama çoğunlukla olur. Siz özelikle kızarmalara dikkat edin. Onlar tamamsa aynı bitkidir.


Sorunuzu / Yorumunuzu Aşağıya Yazabilirsiniz.
Lütfen yazı dili kurallarına saygılı olalım.


(Yazamıyorsanız Mozilladan deği Google Chrome ile giriş yapın.)