Süs bitkilerinin ev şartlarına adapte edilmesi

Acclimatization (aklimatizasyon), canlı varlıkların bir yerden başka bir yere nakledilmelerinde onları yeni yerin iklimine ve şartlarına uyum sağlattırma anlamına gelir. Burada bizi ilgilendiren yönü evlere yeni aldığımız süs bitkileri ile ilgilidir. Acclimatization terimi bu alanda da kullanılıyor.

Acclimatization (aklimatizasyon), canlı varlıkların bir yerden başka bir yere nakledilmelerinde onları yeni yerin iklimine ve şartlarına uyum sağlattırma anlamına gelir. Isı, ışık, hava nemi, hava basıncı, güneşin eğimi, gece gündüz saatlerinin süresine göre olan fark.. Derin bir konu. Burada bizi ilgilendiren yönü evlere yeni aldığımız süs bitkileri ile ilgilidir. Acclimatization terimi bu alanda da kullanılıyor.

Konu: Evlerinize ofislerinize yeni aldığınız içmekân süs bitkilerinin evlerde birkaç günde bozulması sorununun sebebi ve çözüm yolları.

Süs bitkileri üretim seralarında mümkün olan en kısa zamanda mümkün olan en hızlı gelişmenin sağlanması için gereken her şart mevcuttur. Fakat seradan çıkmış bir orkide veya bir antoryum ana rahminden çıkmış bir bebek gibidir. Yani önceki ve sonraki ortamlar arasında çok büyük farklılıklar var. Bozulmamaları için satışa sunulmadan önce aklimatizasyon evresinden geçirilmiş olmaları zorunlu bir gerekliliktir. Maalesef bunu yapan satıcılar bütün dünyada olduğu gibi Türkiyede de çok az.

Perakende satış yapan çiçekçilerin dikkatine: Toptancıların seraları (gördüğüm kadarıyla) aklimatizasyonun oluşmasına uygun özelliktedir fakat bitkilerin orada yeterince bekletilmesi gerekir. Bitkiler oraya geldiği gibi birkaç gün içinde çiçekçi dükkanlarına satılıyorsa aklimatizasyon olmamıştır. Toptancı serası doğru bir söz oldu mu bilmiyorum. Yani üreticilerden alıp kendi bekletme seralarında tutuyorlar, perakendeciler ve peyzaj mimarı gibi kişiler uzak yerlere gitmeyip onlardan alıyor. Bu paragrafın başında ‘perakende satış yapan çiçekçilerin dikkatine” diye yazdım. Yani direkt üretim seralarından almak yerine burada anlattığım gibi toptancıların seralarında birkaç hafta bekletilmiş bitkileri alsanız, bunlar sizin dükkanlarınızda birkaç günde bozulmazlar. Zarar etmezsiniz. Müşterilerinizi de zarara sokmazsınız. Ya da kendi aklimatizasyon depo seralarınızı kendiniz yapın. 7 hafta bekletmek yeterlidir diye düşünüyorum. Bazı bitkilerde daha az, bazı bitkilerde daha uzun süre bekletmek gerekebilir.

Bu bir sır mı? Geçen yıl bir fidanlık sahibi ile onların fahiş fiyatları hakkında tartışmıştım. Bana böyle bir şeyden hiç bahsetmedi. Sadece ellerinde bekletirken sulama barındırma besleme ısıtma vesaire masraflarını hesaba kattıklarını söylemişti. Halbuki onlarda satılan bitkiler bu sayfada açıkladığım gibi aklimatizasyonu tamamlanmış sağlıklı bitkilerdi. Yani meseleye bu açıdan bakılırsa yüksek fiyat mantıklıdır. Raf masrafı bekletme masrafı bahanelerini öne sürmek saçmalık. Ya da aklimatizasyonu kimse bilmesin, halk bizden aldığı çiçeklerin evlerde ofislerde bozulmadığını görünce bizi herkese tavsiye etsin diye düşünüp bu işi sır gibi saklamaya çalışıyorlardı belki de.

Aklimatizasyonu sağlanmış bitkileri nasıl ayırt edebiliriz?

Örnek 1 – Benjamin: Son yapraklar daha geniş, son yapraklarla birlikte gelişmiş dallarda yaprak boğum araları eskilere göre daha uzun. Eski yapraklar daha küçük, daha kalın, etlice.. Son yapraklar elle kontrol edildiğinde hissedilir derecede daha ince.

Örnek 2 – Antoryum: Adaptasyonu sağlanmış antoryumlarda son yapraklar serada gelişmiş yapraklara göre daha uzun saplı olur. Yaprakları el ile kontrol ederseniz, eski yaprakların daha kalın ve etlice olduğunu ama uzun saplı son yaprakların daha ince olduğunu anlarsınız. Eski ve yeni hiçbir yaprakta en küçük bir kusur bulunmaz.

Örnek 3 – Dracaena marginata: Yapraklar çalı süpürgesi gibi dimdik, yukarı yönelmiş ise adaptasyon sürecinden geçmemiştir. Eğer adaptasyonu sağlanmışsa yapraklar gayet zarif bir şekilde çevreye hafifçe sarkar biçimde olur.

Örnek 4 – Genel bilgi: Aşağıdaki bilgiler genel olup her bitki için aynen geçerli değildir.

A) Sera şartlarından çiçekçilere direkt gelmiş bitkilerde şu özellikler hakimdir: Yapraklar olması gerektiğinden biraz daha küçük ama çok daha sağlam görünüşlü, kalın (etli gibi).. dimdik yukarı bakar vaziyette.. Dümdüz açık değil, biraz kıvrık gibi (özellikle kauçuklarda ve difenbahyalarda).. Hızlı gelişim halinde gibi bir izlenim bırakır.. Yaprak sapları kısadır.. Dallarda boğum araları kısadır.. Yaprak uçları darca.. Dallar biraz kalınca.. Bitkide dallar ve yapraklar sık, gürbüz, sağlık fışkırıyor gibi.. Yeni gelişmekte olan yaprak sayısı çok..

B) Aklimatizasyonu tamamlanmış bitkilerin özellikleri: Yapraklar geniş, düz, muntazam gelişmiş, yorgun gibi ama mutlu ve sağlıklı görünümde, yukarı yönelik değil, yere paralel, hafif aşağı yönelik.. Yukarı değil çevreye yönelik.. birbirlerinden uzak.. her bir yaprak daha iyi ışık alabilmek için kendi pozisyonunu almış, hiçbiri bir diğerinin ardında veya altında kalmamış.. yaprak yapısı pek etli değil, ince.. yaprak uçları genişçe.. yeni dallarda yaprak boğum araları biraz uzun, biraz ince, yeni yaprakların sapları daha uzun.. Yeni gelişmekte olan yaprak sayısı oldukça az..

İşte, yeni bir süs bitkisi alırken bunları göz önünde bulundurun diyecektim ama her bitki için uygun tarifleri yapmak mümkün değil. Anlamak zor, bazılarında hiçbir şekilde anlaşılmaz. Aklimatizasyon sürecinden geçmemiş bitkilerin evinizde ofisinizde birkaç günde köpük gibi sönme ihtimalleri çok yüksek.

Süs bitkilerinin seradan sonra aklimatizasyonları nasıl yapılır?

Önce sera ortamına kısa bir bakış: Sera ortamlarında bitki türüne göre gereken en verimli olabilecek ısı derecesi, gelişimi hızlı kılacak kadar kuvvetli ve çok uzun süreli ışık.. Böylece fotosentez süresi de uzuyor. Bitkinin köklerinin topraktan devamlı gerekli elemenleri arayışı olur, toprak bitki besinlerinden eksik edilmez. Havalandırma ve hava sirkülasyonu ise bitkinin en iyi şekilde nefes alabilmesi, en iyi şekilde terleme ihtiyacı gidermesi için daima düzenli bir şekilde sağlanır. Birçok tür için yüksek oranlarda hava nemliliği gerekiyor, bu da mükemmelen sağlanır, hayati önem taşıyan bir gerekliliktir: daimi yüksek nemden başka ayrıca sık sık sis püskürtmeleri yapılır. Sulama sıklığı ve besin verme sıklığı bitkinin hızlı gelişimine paralel olarak normalden daha sıktır. Her şey hızlı.

Ve sonrası, sera dışı ev / ofis mekanlarına adaptasyonlarının sağlanması: Bu çalışmalar da sera benzeri yerlerde sürdürülür. Üst paragrafta kısaca anlattığım sera imkânlarının bazılarında büyük ölçüde azaltma, bazılarında küçük ölçüde azaltma yapılır. Böylece bitkinin gelişim seyrinde sakinleşme, yerine oturmuşluk, yeni gelişmelerden ziyade mevcut gelişmişliklerini pekiştirme gibi doğal bir süreç başlar. Bu da yerine oturunca bitkiler satışa çıkarılır. Bunların fiyatı daha yüksektir. Nasıl yapılır, aşağıdaki 8 madde benim gibi son tüketici vatandaşları ilgilendiriyor ama çiçekçilere de bu konuda bir fikir verebilir.

Özet olarak: Işık şiddeti ve süresi biraz azaltılır. Dolayısıyla bitkide fotosentez süresi ve hızı azalır, besin takviyesinin de böylece azaltılması veya kesilmesi gerekir. Isı hafifçe düşürülür. Dolayısıyla sulama sıklığının da azaltılması gerekir. Bütün bunlar sadece aklimatizasyon sürecinde olması gereken şeylerdir. Esas amaç mevcut yaprakları ve kökleri alışık oldukları gidişattan, sera sarhoşluğundan kurtarmaktır. Ki gerçek dünya şartlarında öldürücü şoklara maruz kalmasın.

Evimizde, ofisimizde kendimiz aklimatizasyon yapsak?

Çeşitli şartları oluşturmak açısından zor bir şey. Ama “Doğru mevsimde satın almak” tek başına bir aklimatizasyon sürecini başlatabiliyor. Bunun üstüne siz bir iki meseleye dikkat ederseniz her şey yolunda gider. Şöyle:

1- Zaman ve süre: Bu usulde bizim gibi hobiciler için doğru zaman ilkbaharın fazla serin günleri geride kalmış ama fazla sıcak günlerin başlamasına en az bir ay zaman var iken.. Veya evlerde artık kalorifer, soba, klima vs. ısıtıcıların kullanılmasına gerek kalmadığı zaman.. Mesela istanbul için 6 mayıs denebilir.  – Yaz sıcaklarının sona erdiği zaman da uygundur (İstanbul için ağustos son haftası) ama biraz riskli bir zaman. Aklimatizasyonun süresi en az iki hafta.. ortalama bir ay.. en iyisi 7 – 8 hafta..

2- Isı: Mevsimin ılık / hafif serin havası gerektiği gibi düşüktür. İstanbula göre mayıs ayında ısıtıcı kullanılmayan evlerin sıcaklığı uygundur. 15 – 25°C dereceler arası diyebiliriz.

3- Hava nemliliği: Bitki önce serada iken yoğun hava nemi ile korunuyordu. Sera dışında iki günde bozulup gitmelerindeki sebeplerden biri kuru hava şokudur. Hava nemi bitki türüne göre önem taşır. Duaçiçeğigillerde, barışlarda, orkidelerde ve antoryumlarda çok önemlidir. Şu yazımdan (» havayı nemlendirme yolları) kolay olanını uygulayın ve aklimatizasyon süreci boyunca her gün öğle vaktine girerken yapraklara su fısfıslayın.

4- Güneş ve kuvvetli ışık süresi: Aklimatizasyonda işinin en ciddi yerlerinden biri budur. Seralardaki hem çok kuvvetli hem çok uzun süreli ışık sayesinde gelişim çok hızlı oluyor. Bizim aklimatizasyonumuzda güneşin bitkiye ulaşması lazım ama pencere tülünden iyice filtrelenerek.. Yani güneş ışınları yapraklara değecek ama çok az belli belirsiz ısıtabilecek, işte bu derecede güneş filtrelenmeli. Evlerde seralardaki gibi “uzun süreli” kuvvetli ışık zaten mümkün değildir. Yani ışık süresi hakkında bir şey yapmanıza gerek yok, bitkiyi eve getirmekle kuvvetli ışık süresini bir hayli azaltmış oldunuz. Bu yeter.

5- Evdeki yeri: Bitki evde devamlı açıp evi havalandıracağınız bir pencere yakınında bulunmalı, sabit yeri orası olmalı, bu süreçte yeri ve yönü hiç değiştirilmemeli.

6- Esinti: Serada gelişmiş bitkiler açık havada gibi devamlı hava sirkülasyonuna alışıktır. Evlere geldiklerinde birden bire esintisiz ortama girmeleri onları nefes alamama şokuna sokuyor. Özellikle kış aylarında hiçbir içmekan süs bitkisi satın almamanızı tavsiye ederim. Çünkü kışın pencereler daima kapalıdır evlerde hava sirkülasyonu hiç yoktur. Bitkiler için esinti belki sudan bile önemli. Esintiler bitkilere şifa verir. Hafif serin bahar esintilerinin aklimatizasyona çok olumlu etkisi vardır, olmazsa olmaz şartlardan biridir. Bitkinin yerini hiç değiştirmeyin, pencere yanında tutun, pencereyi sık sık açın bitki esinti alabilisin.

Toprak uygun değilse hemen toprak değiştirmelisiniz. Beş gün bekleyin. 5. ve 6. maddede dediğim gibi havadar yerde bekletin. Sonra, altıncı günde toprağın üst yüzeyinden bir parça alın, sıkın. Elinizi ıslatıyorsa veya 2 cm altı sırılsıklam denebilecek kadar ıslak ise toprağını değiştirmelisiniz. Nasıl toprak, her bitki türü ayrı formülde toprak isteyebilir. Satın aldığınız bitki hakkında benim verdiğim bilgilerde ben nasıl toprak istediklerini anlatmaya çalışıyorum. Ayrıca » toprak meseleleriyle ilgili yazılarımı inceleyebilirsiniz. Orkidelerde toprak farklı, yine de bir şeyler yapmak gerekebilir: » orkide tedavisi yazıma bakmalısınız. Antoryum toprağı da farklıdır: Toprağının esintiye rağmen üç günde hiç nem kaybetmemesi, sırılsıklam ıslak kalması iyi değil. Bu özel bir bitkidir. » bakınız.

7- Sulama: Her zaman tarif ettiğim gibi, su birkaç gün üstü açık olarak bekletilmiş, kloru floru gitmiş, tortusu dibe çökmüş olmalı. En az oda sıcaklığında olmalı. Toprak biraz kuruduğu zaman en az saksıdaki toprağın hacmi kadar su ile sulayın. Su toprakta süzülüp saksının altındaki deliklerden bol bol akıp gidecek kadar çok olursa böylece köklere daha fazla oksijen gider. Hem toprakta birikmiş olan zararlı baz tuz oluşumları su ile akar gider.

8- Besin: Bu süreçte hiç vermeyin. Veya çok hafif dozajda verin.

Sonuç: Aklimatizasyon sürecinden sonra her şeye aynen devam etmek zararlı olabilir. Mesela güneş isteyen bitkilerde güneşin şiddeti aklamatizasyondan sonra yavaş yavaş günden güne arttırılmalıdır. Hava nemlendirmenin, yapraklara su püskürtmenin eskisi kadar yoğun olması gerekmez. 26 dereceden daha sıcak zamanlarda yapraklarda su damlacıklarının beklemesi hastalıklara yol açabilir, yapraklara su püskürtme çok daha ince olarak, sis gibi yapılmalıdır.

Yukardaki 8 maddeye uygun davranırsanız seradan yeni çıkmış hassas bitkinizde hiçbir hasar oluşmadan aklimatizasyon sürecini aşmış olursunuz. Bundan sonra bitkide kolay kolay bozulma olmaz.

Kategori: Püf Noktaları Yazar:

Etiketler: |


Sorunuzu / Yorumunuzu Aşağıya Yazabilirsiniz.
Lütfen yazı dili kurallarına saygılı olalım.


(Yazamıyorsanız Mozilladan deği Google Chrome ile giriş yapın.)