Euphorbia milii (dikenler tacı)

Euphorbiaceae familyasının Euphorbia cinsine bağlı, anavatanı Madagaskar olan çok dikenli güzel çiçekli bir çalı. Tür ismi Euphorbia milii’dir.

Süs bitkisi olarak Avrupa’da değer görmesi 1821’da Fransa’da başlamış. Fakat iki bin küsür yıl önce Ortadoğu’da bilindiği, bahçelerde yetiştirildiği tahmin ediliyor. Euphorbia milii bitkisinin dünyada yaygın adı dikenler tacıdır (veya dikenli taç). İngilizcesi Crown-of-thorns.. İkinci adı Hz. İsa çalısıdır.

Zamanla boyu 2 metreyi bulabilir. Güneş yetersizliğinde hızlı ve çelimsiz uzama görülür. Dikenleri korunma amaçlı olmaktan ziyade su depolayıcı ve ağaçlara tırmanma amaçlıdır. Diğer bitkilerin arasında güneşsız kalırsa kuvvetsiz ve çelimsiz olup dikenleri sayesinde çevredeki bitkilere tutunarak dik durabilir yukarı güneşe doğru uzayabilir.

Güneş ve sıcaklık: Tam gün güneş, yarım gün güneş.. En az günde iki saat güneş.. Güneş yetersiz kalırsa dallanma budaklanma hemen hiç olmayacağı gibi çiçek de açmaz. İzmirden itibaren daha güneyde yazları aşırı sıcak olan memleketlerde yaz boyunca öğle civarı direkt güneşinden korumalısınız. Öyle yerler için yazın güneşi %30 filtreleyen sera örtüleri tavsiye ediliyor. Kış soğuklarına dayanıklılığı -7°C. İstanbulda kışın devamlı dışarda balkonda tutabilirsiniz. Bahçelere dikebilirsiniz. Ancak Beylikdüzü gibi yüksek kesimlerde daha fazla, daha uzun süreli soğuk olabiliyor ona göre dikkatli olun. Farklı renklerde, daha sık, daha gösterişli çiçek açan hibritleri soğuğa pek dayanıklı olmayabilir. Ne kadar soğuğa dayandıklarını bilmiyorsanız onları kışın dışarda tutmayın. Antalya vb. kışın don olayı görülmeyen yerlerde tehlike yok.

Euphorbia milii

Euphorbia milii

Yapraklara su / besin püskürtme: Yapraklarıyla havadan nem almada ve bu şekilde susuzluk ihtiyacını gidermede başarılı nadir bitkilerden biridir. Bu özellik antoryumlarda, orkidelerde ve aşk merdiveninde de var. Onun için Euphorbia milii bitkisine havası yüksek nemli olan bölgelerde toprağı biraz kuruma olmadan sulamamak, ama yapraklara üç günde bir su fısfıslamak iyi olur. Havası kuru memleketlerde ise sulama sıklığı arasını fazla açmayıp yapraklara her gün su püskürtmek daha iyi olur. Böylece kök ortamı fazla sık çamur gibi ortamda kalmaz daha sağlıklı olur. Yapraklara verimli toprağı toz haline getirip serperseniz ondan da ihtiyacı olan birçok elementi alabilir. Bir iki saat sonra yıkayıp temizleyin. Özel yaprak besini de spreyleyebilirsiniz faydası olur. Su ve besin fısfıslama işini sabahları yapmalısınız. Besini yapraklardan en iyi alacağı zaman güneş doğduğu ilk iki saat içindeki vakittir.

Yapraklarının uzun süre sağlıklı kalabilmesi: Euphorbia milii her ne kadar succulent bir tür olsa da tam tamına succulent sayılmaz. Bu aslında tartışılır bir mesele. Yapraklarının uzun süre sağlıklı durabilmesi için her zaman succulent muamelesi yapmamalısınız. En azında yukardaki paragraftaki gibi yapraklara özel bakım ihmal edilmemeli ama aşırıya da kaçmamalı.

Toprak: Köklerinin sağlıklı gelişebileceği ortam önemlidir. Bu türde en önemli şey budur. Kökler kuvvetli geliştikçe dallar da ona göre kuvvetli gelişir. Sağlıklı kök ortamından sonra, zengin element ve mineral çeşitliliğine ihtiyacı var.
− En ideal toprak karışımı uzman tavsiyelerine göre aşağıdaki gibi olmalı:
Kırmızı killi toprak – 1 ölçü
Dere kumu – 1 ölçü
Humus katkılı kompost toprak 2 ölçü
İnce ponza taşı – 2 ölçü (pirinç, leblebi taneleri kadar irili ufaklı)
Eski koyun veya keçi gübresi – 3 veya 4 ölçü
Kalker taşı kırpıntıları – Litre başına 1 veya yarım çorba kaşığı

Yukardakilerden, humus katkılı kompost ve koyun gübresi hiç kullanmayıp o ikisinin yerine 5 ölçü solucan gübresi kullanabilirsiniz. Ponza taşı kesinlikle şart, olmazsa olmaz. Kalker taşı kırpıntılarına bu karışımda gerek yok ama iki yıl toprak değiştirmeyecekseniz bitki besini vermek zorundasınız: o zaman için en başta kalker taşı kırpıntıları eklemekte yarar var. Yoksa bitki besinleri pH derecesini düşürür, bitkide kalsiyum eksikliği olup çürüme görülebilir. Kalker taşları o riski bertaraf etmek için kullanılmalı. Toprakta erimez kaybolup gitmez. Bitki gerektiği zaman onlardan kalsiyum ihtiyacını karşılar.

Toprak pH derecesi açısından asitliliği fazla yüksek olmamalı. Yoksa köklerde kolayca çürümeler başgösterir. Hafif asitli, nötr ve hafif alkalinli topraklar uygundur.

İkliminiz elverişliyse bahçeye dikebilirsiniz daha sağlıklı yetişir.

Saksı: Yukardaki gibi bir karışımda saksının niteliği önemli değil. Eğer fazlaca su tutucu toprak kullanacaksanız adi toprak saksı kullanmalısınız ki fazla suyu sünger gibi emsin de kökler günlerce aşırı ıslak ve havasız ortamda durmasın.

Saksı / toprak değiştirme: İki üç yılda bir veya dört beş yılda bir.. Yazın en hızlı büyüme zamanında (İstanbula göre haziran sonu) söküp kökleri eski topraktan temizleyin. Sağlıksız ve eski köklerde azaltma yapın. Sonra uygun bir toprak karışımı ile gereği kadar genişlikte bir saksıya dikin. Yeni diktiğinizde sulamayın toprağın kurumasını bekleyin. Toprak yeterince havadarsa biraz derine gömerbilirsiniz bir sakıncası yok. Daha sağlam durur.

Sulama: Mayıs – eylül arasında, ya da sıcaklıklar gündüz ortalaması 22°C üstünde olduğu zamanlarda susuz bırakmayacağız. İstanbula göre mayıs ortası – eylül sonu diyebiliriz. Ayrıca bu dönemde çok da iyi esinti alabilmeli. Yeterince güneş aldığı halde çiçek açmıyorsa temmuz sonunda sulama sıklığını azaltın o zaman çiçek açmaya karar verir. Yılın diğer zamanında (20 dereceden daha serin zamanlarda) toprak tamamıyla kurudukça az miktarda su dökerek sulamak yeterli. Ve daha fazla güneş almasını sağlamalısınız.

Besin: Yukarda tarif ettiğim toprakta ilk iki yıl besine gerek yok. Toprak değiştirmeyecekseniz üçüncü yıl başlayın. Ayda bir defa, hafif dozajda, genel amaçlı özel bitki besini, mayıstan eylüle kadar verin (besinin dozajını çok fazla düşürerek her sulamada verebilirsiniz böyle yapanlar sonuçtan memnun). Besin bor içermemeli deniyor. Fakat bu seri üreticilerin dikkate alması gereken bir püf noktasıdır. Bizi ilgilendirmiyor.

Budama: Makasla değil, çok keskin bıçakla budayın ki kesik yerlerde dokular ezilmesin (çünkü dalları biraz kofçadır, makasla kesilirken fena ezilir). Bıçakla kesmede üst yüzey kabuk bağlar öyle kalır. Ama makas yüzünden ezilme olmuşsa üst yüzey kabuk bağlasa bile içerde ölü dokular çürür, hastalık olur, aşağı doğru ilerler. Baharda, uyanma zamanında yakın günlerde budayın. Fazla sık bir arada gelişmiş dallarda seyrekleştirmeler yapın. Fazla uzamış dalları istediğiniz gibi kısaltın. Ağır budama yani uç gelişim yerleri kalmayacak şekilde budama tehlikelidir. Yanlardan hiçbir filizlenme, hiçbir gelişme olmayıp bünyede fazla su birikir bitki tamamıyla çürür gider. Mutlaka dalların en az üçte birinin uç gelişim yerleri kalacak şekilde budama yapmalısınız. Budadğınız dalları aşağıda çelikle üretim kısmında anlattığım gibi çoğaltma amacıyla kullanabilirsiniz.

Dikkat: Dal kesme ve budama işlerini gece en serin saatlerde yapmalısınız. Kestiğinizde beyaz süt akar. Kesik yerleri soğuk suyla ıslatılmış çok ıslak bezle silerseniz akıntı durur. Kesip aldığınız parçayı muslukta yıkayın soğuk suyun etkisiyle süt akımı fazla sürmez. Süt elinize yüzünüze bulaşmamalı. Bazı insanlara zarar veriyor. Kestiğiniz aleti de hemen yıkamalısınız süt kurursa kolay kolay çıkmaz.

Çoğaltılması:

1- Çelikle: Bulunduğunuz yerin iklimine göre ilkbaharda sıcaklar başladığı zaman (İstanbulda Mayıs başı) dallarından kesip alın. 3-4 gün veya bir hafta açık havada açıkta bekletin. Hava serin gidiyorsa iki hafta bekletin. Sonra az nemli toprağa dikip (sulamayın can suyu vermeyin) güneşli ve daimi esintili bir yere koyun. Toprak iyice kuruduğu zaman birkaç gün daha bekleyin sonra toprak yüzeyinin iyice ıslanacağı kadar az su ile sulayın. Bu durumda saksı içinin yarısı ıslanmış olur. Tamamı ıslanmadığı için çabuk kurur. Bir buçuk, iki ay böyle devam edin. Güneşin ısıtmasıyla ve devamlı esinti sayesinde köklenme gerçekleşir. İki ay geçince normal sulamaya geçin. Çelikle çoğaltma sürecinde gereksiz sulamalar ve havasız ortamlar yüzünden çürümeler çok sık görülüyor. İkide birde sulamak yerine (üstünde yaprakları varsa) birkaç günde bir yapraklarına su fısfıslayın. İhtiyacı kadar suyu alır günlerce idare eder. Çelikleri sulamak için toprağın tamamıyla kurumasını bekleyin.

2- Çiçeklerde oluşan mini fideler: Nadiren olabilir. Çiçek dökülmeyip kalınlaşır, bir fidecik geliştirir. Biraz güçlendiğinde kesip toprağa dikin. Yukarda çelikle çoğaltma usulünde yazdığım gibi sulama bunlarda da geçerli.

3- Aşılama: Hibritlerde yapılması tavsiye ediyor. Kolayca büyüyen gelişen normal öforbiya mili bitkisinden dallar önce köklendirilir. Köklenme kuvvetlice gerçekleştikten sonra bunlar aşılanır. Hibritleri aslında çelikle de çoğaltmak mükün fakat hibritler iyi bir köklenme beceremiyor. Durumları risklidir. Toprakta gürce köklenemeyip dolayısıyla topraktan gereği gibi besin alamazlar. Ayrıca her an çürüme riski de kuvvetli. Bunlarda daha fazla havadar toprak kullanmak lazım (hem köklenme saçaklanarak devam etsin, hem çürüme riski olmasın diye). Hibritlerin aşılıları ise daha sağlıklı, daha uzun ömürlü olur.

E. milii

Açıklamalar:
1- Okuduğunuz yazı hakkında sorunuzu veya yorumunuzu aşağıya yazabilirsiniz.
2- Yazılarımı RSS ile takip edebilirsiniz.
3- Yazılarım izinsiz olarak birçok web sitelerinde yayımlanmaktadır. Lütfen kaynak belirtmeyenleri uyarınız. Tüm yazılarım kendi tecrübelerimin ve araştırmalarımın eseridir.

Yukardaki yazı ile ilgili ek bilgiler ve yorumlar:

  1. Ceyhun, Rize diyor ki:

    Çok uzun zaman önce bizim vardı. Japon Gülü diye biliyorduk o zamanlar, sonradan bu ismin başka bir çiçeğe ait olduğunu öğrendim. Ama bu hoş çiçeğin adını hep merak edip durmuşumdur. Bizden başka ilk defa burada gördüm, teşekkürler…
    ***
    Ben çocukken bizim bir komşumuzda vardı o da Çin gülü derdi. Bitkilerin yöreden yöreye değişen adları olabilir. Bunda bir sakınca yok. Yalnız haklarında doğru bilgi bulmak için bilimsel adlarını bilmek lazım.

  2. Asuman diyor ki:

    Ben bu çiçeği Konya’daki bildiğim hiçbir çiçekçide bulamadığım gibi (hatta hiç görmemişler!), nette de yerli ve yabancı isimleriyle aratmama rağmen satan bir yer bulamadım. Satışını yapan bir yer ya da site vs. biliyor musunuz acaba?
    ***
    Ege civarında çok var. Oralara tatile giden tanıdıklarınız varsa onlara rica edin mutlaka bir yerde görürler alırlar. Ben de (İstanbulda) geçen yıla kadar hiçbir yerde görmemiştim. Tam hevesim geçti o zaman birkaç farklı yerde gördüm. Zaman zaman karşıma çıkıyorlar. Acele etmeyin. Zaten bu zamanda bitkilere yer değiştirmek pek iyi olmuyor işiniz şansa kalır. Yeni bitkiler almak için en iyi zaman mayıs ayıdır.

  3. Dilbeste, İstanbul diyor ki:

    Ben de çiçeğimin adını “Yılbaşı dikeni” biliyordum. Bir hafta önce saksısını değiştirdim. Önceki saksı küçük ve yayvandı yıkılır kaygısıyla biraz daha yüksek bir saksıya taşıdım. Ama şimdi yaprakları sararmaya başladı. çok üzülüyorum. Yukarıda okuduğum bilgilere göra suyu sevmezmiş. Fazla sulama yaprakların sararmasına sebep olur mu acaba?
    ***
    Problem sadece su ile ilgili değil. Çok yanlış zamanda kökleri rahatsız etmişsiniz. Sonra toprak uygun muydu, sağlıklı mıydı, o da problem olabilir. Artık bilemiyorum. Ölmüşse zaten yakında anlaşılır. Dalların içi boşalıyor o zaman anlarsınız ki çürümüş, yapacak bir şey yok.

  4. Fatma, Bilecik diyor ki:

    Çiçeğim dikenli taç. yanlara doğru dalları uzadı. budamayı şimdi yapabilir miyim? nasıl budama yaparım?
    ***
    Budama konusu yazı içinde ayrıntılarıyla ve incelikleriyle mevcut. Lütfen oradan okuyun.

  5. Ömer, Konya diyor ki:

    Ben de yeni buldum adını bu çiçeğin. Asuman hanım Konyada yok demiş ama bizde mevcut.

  6. Murat, İstanbul diyor ki:

    Euphorbia milii arıyorum. Yardımcı olabilecek kimse var mıdır acaba?
    ***
    Bu mevsimde hiç aramayın bulsanız bile almanızı tavsiye etmem. Bu zamanda yer yadırgaması çok tehlikeli. İki günde çürür. Mayıstan itibaren fidanlıklarda arayın mutlaka bulursunuz.

  7. Nermin A. -Bursa diyor ki:

    Bende bu çiçeğin hem kırmızı hem de beyaz açanı var. İkisini de bu son baharda aldım. Kırmızı çiçekli olan beni çok şaşırttı. Çiçek sapında karşılıklı iki yaprak halinde çiçek açtı, sonra da o çiçeğin içinden tekrar tomurcuklanarak bir kat daha çiçek açtı. Şimdi çiçekleri iki katlı. İnanılmaz geldi bu bana. Sizce de şaşırtıcı değil mi?
    ***
    Daha önce de duymuştum. Bu türde bazen olabiliyor. Hatta nadiren de olsa çiçek içinden minik bir fide bile oluşabilir.

  8. Nesrin G. -Bolu diyor ki:

    Dikenli japon gülünden cok istiyorum ama bulamıyorum. Beyaz ve kırmızısını nasıl temin edebilirim?
    ***
    Şimdi zaten zamanı değil. Yaz aylarında fidanlıklardan aramalısınız.

  9. Nagihan, Tekirdağ diyor ki:

    Bende bu çiçek mevcut fakat 6 ay kadar bir zaman oldu çiçek açmasını kesti. ne yaptıysam açmadı. nasıl çiçek açmasını sağlayabilirim?
    ***
    Yanlış zamanda almışsınız. Bu sebeple yerine adapte olamayıp ölebilirdi. Ama iyi bakmışsınız tebrik ediyorum. Kış boyunca çiçek açmaması gayet normal. Anlaşılan evinizde sıcaklık ve yaprakların güneşte ısınabilme süresi kış boyunca hiç yeterli değil. Önümüzdeki haftalarda veya en geç üç aya kadar çiçek açar.

  10. nagihan tekirdağ diyor ki:

    bulunduğu yer sürekli sıcak ve güneş gören bi yer üstelik sürekli köküne doğru yavrular çok patladı uç kısmından sürekli yaprak çıkartıyo ama açmıyo konuşuyorum belki açar diye oda olmuyo :)
    ***
    Öyleyse gündüz süresi yetmemiştir ama şimdiden sonra artık problem olmaz. Yakında çiçeklenir merak etmeyin. Yerini çok sevmiş.

  11. nagihan tekirdağ diyor ki:

    küçük yavruları eksem tutarmı kökündekiufak dalları ve yapraklarıda çok sık küçük bi orman gibi tıpkı çiçeğim
    ***
    Tutar ama şimdi değil haziran başında dışarda açık havada tutmaları kesindir.

  12. Nesrin G. -Bolu diyor ki:

    Dikenli japon gülü yaprağından tutar mı?
    ***
    Olabiliyormuş ama zor. Her yapraktan olmuyor. Ben denedim olmadı. :) Sanıyorum sıcak ve yoğun hava nemi gerekiyor.

  13. Kadir M. -İstanbul diyor ki:

    Benim millim bana bir buçuk sene önce ocak ayında geldi. Giriş kattaki evimin en verimli yeri olan güney cepheye bakan, kışın hemen hemen sıfır güneş, yazın ise 10, 11, 12 gibi en fazla 2 saat güneşe maruz kalan bir yere yerleştirdim onu mecburen. Buna rağmen her ay 1 cm gibi uzadı ve bir, ik tane de olsa hiç çiçeksiz kalmadı ve çok az yaprak döktü. Ona çok iyi baktım. Şu an teras katına taşındım. Tterasta 11den akşam 6ya kadar güneş alan bir bölüme yerleştirdim. İlk etapta sanırım yer değişikliğinden dolayı alttan bir iki yaprak döktü. Hemen ardından iki tane çiçek açtı. Çiçekleri güneş etkisiyle daha koyu renkte oldu. Şu an durumu iyi gibi görünüyor. Fakat bu sefer güneşten yaprakları da hafif kızarmaya başladı. Yapraklardaki bu kızarma normal midir? Bu bir tehlike oluşturur mu?
    ***
    Eski eviniz güneyli değil kuzeyli cepheye bakıyormuş. Güney cepheler kışın sabahtan akşama kadar güneş alır. Şimdiki yerinde güneşten kızarmasının bir sakıncası yok ama tam öğle vakti güneşini almazsa daha iyi olur.

  14. Gül, İstanbul diyor ki:

    Acaba eminönünde bu çiçekten var mıdır? Almak istiyorum.
    ***
    Var olmasına var ama fiyatlar kazık. Eminönü çiçek pazarı esnafları esnaf değil haydut. Aynen bildiğiniz şişe kapağı kadar yüksük saksılarda tam serçe parmağı kadar mini minnacık fideler için bir dükkak 7,5 lira diyor diğer dükkan 10 lira diyor. Boşverin almayın. İzmirde, Aydında semt pazarlarında kocaman saksıda 5 lira – 10 lira arasında fiyatlardan satıyorlar yani taşıyamazsınız bile, o kadar büyük, dallı budaklı. Ondan çıkar 200 tane yüksük saksılık fide. :)

  15. Osman, Samsun diyor ki:

    Çiçek açmasında herhangi bir sıkıntı yok fakat yapraklarının nerdeyse tamamında yaprak çevresinde şerit şeklinde kırmızılık var. Acaba neden olmuş olabilir? Çiçekle birlikte açan ilk yaprak yeşil daha sonra kırmızılaşıyor. Neden böyle oluyor? Normal midir yoksa herhangi bir besin noksanlığından mı kaynaklanıyor? Öğleden sonra saat 3 gibi güneş alıyor.
    ***
    Gelişimde hiçbir kusur yoksa bu sadece sağlıklılık alameti. Hem daha güzel. Bir problem yok. Yerini sevmiş. Kırmızılık yaprak sağlığını bozuyorsa evet toprakta bazı elementler eksiktir. Bitki besini vermek lazım. Önerilen dozajın yarısını her üç sulamada bir verin.

  16. Gülşen, Bursa diyor ki:

    Çiçeklerinin üzerinde çam sıvısı gibi yapışkan parlak bir sıvı bulunuyor. Bu normal mi? Daha önce yoktu yoksa hastalık belirtisi mi?
    ***
    Tam olarak bilemeyeceğim. Büyüteçle iyice inceleyin. Bitki bitleri filan yoksa normaldir. Belki çiçeklerde oluşan nektar olabilir. Fakat evde yetiştiriyorsanız yeri havadar değilse o sızıntılardan hastalık oluşabilir. Özellikle geceleri yerinin esintili olması lazım. Hem gelişimi de bu sayede hızlanır.

  17. Kadir Murat diyor ki:

    Daha evvel burada anlatmıştım evim çok az güneş alıyordu. Bu vakte kadar E.miliim hep iç mekandaydı. Günde en fazla 1 saat güneş ışığına maruz kalıyordu. Şu an dış mekanda günde an az 4 saat direkt güneş ışığı altında. 2 ayda inanılmaz bir gelişme kaydetti. Sürgünler verdi. Ve hatta 4 adet açan bir çiçeğinde 8 tohum belirdi. Onların tohum olduğunu düşünüyorum. Bana bu süreçte ne yapmam gerektiği konusunda yardımcı olursanız memnun olurum.
    ***
    Tohum vermiş olabilir. Olgunlaştıklarında ekebilirsiniz. Saklayıp ilkbaharda ekebilirsiniz. Her şey güzel. Söylenecek bir şey yok.

  18. İbrahim, Bursa diyor ki:

    Bana hediye olarak bu çiçekten geldi. Odanın camı hep açık. Sabah güneşi görüyor. Öğle, akşam görmüyor. Acaba sabah güneşi uygun mudur? Daha minnacıklar 3cm ama bu boyda bile çiçeklenebiliyorlar, ilginç.
    ***
    Bütün şartlar dört dörtlük uygun. Güneşi, sıcağı çok seviyor ama sadece sabah güneşinde daha canlı yeşil yapraklı olur. Her şey tam yerinde.

  19. Topkara diyor ki:

    Ben bu çiçeği epeydir büyütüyorum. adını sonradan japon gülü diye öğrendim sanırım değilmiş. güneşi çok seviyor. güneşsiz ortamda çiçekleri beyazlıyor. konyada kışları pek büyümüyor ve çiçek açmıyor. sürekli haşladığımız yumurtanın suyunu döküyoruz faydasını gördük. kokusu yok güzel görünüyor. ayrıca güzel bilgiler verdiğiniz için teşekkürler öğrendik.

  20. Ramazan G. -Düzce diyor ki:

    Bu çiçek gövdesi uzayıp gidiyor. en tepeden kessem yan dallanma olur mu? çiçekçilerde görüyorum birçok şekilde dallanmış. benimki dümdüz uzuyor.
    ***
    Şimdi kesseniz zararı olabilir. Mayıs sonuna doğru kesmek daha iyi. Tek dal uzayıp gitmesi aslında güneşe ulaşma ihtiyacından kaynaklanır. Daha fazla güneş istiyor galiba.

  21. Aylin, Balıkesir diyor ki:

    Çok sevdiğim bir çiçek. geçen sene çelikleme yoluyla diktim. 2 -3 ay geçtikten sonra çiçeklendi. şimdi ise çiçeksiz. nerdeyse her dalından yeşil yaprak fışkırıyor fakat çiçek açmaya niyeti yok.
    ***
    Dönem dönem çiçeklenir. Güneşten mahrum etmeyin sabredin.

  22. Canan, İstanbul diyor ki:

    Yaklaşık 70-80 cm 2 dal şeklinde uzadı. başka dalı yok. budama yapamıyorum, çoğaltamıyorum. 2 katlı çiçekleri 12 ay boyunca açıyor. Dallanma olması için ne yapabilirim?
    ***
    İstanbul iklimine göre çoğaltmak için ilkbahar ikinci yarısı iyi zamandır. Mayıs ortasında budayın. Dalları üç gün açıkta bekletin kesik yerler tamamıyla kurusun. Sonra çok havadar toprağa dikin, dışarda rüzgarlı güneşli yerde tutun. Yaza kadar köklenir sonra hızlı gelişim gösterir.

  23. Fahriye, Konya diyor ki:

    Bendeki yapraklarını tamamen döktü şu anda. bu durum normal midir? Ayrıca güney cephe kapalı balkonda kalacak. kışın sulamak gerekir mi?
    ***
    Normal değil. Ancak çok soğuk yerde kalırsa normaldir (ilkbahara kadar toprak kupkuru oldukça az miktarda su ile sulamak gerekir). Ayrıca şiddetli don olaylarında tamamen ölür. Sizinki pek soğuk görmemişse muhtemelen köklerden çürümüş olabilir. Dallar yumuşak ve içi boşalmış gibiyse ölmüştür.

  24. Nesrin G. -Bolu diyor ki:

    Japon gülünün dikensizi yok mu?
    ***
    Bildiğim kadarıyla bu türün (yani Euphorbia milii türünün) dikensiz çeşidi yok.

  25. Sahadettin, Tokat diyor ki:

    Dalından keserek direkt toprağa dikiyorum. Her seferinde de tutuyor. Güneş gördükçede 12 ay çiçek açıyor.

  26. drhegeli, İstanbul diyor ki:

    … …
    ***
    Bazı bilgiler, sadece bu sayfada değil, birçok sayfada biraz abartılı. Zaten tek tek düzelterek yeni siteye aktarıyorum. Hatta oradaki bilgileri bile daha sonradan yeniden düzenlediğim oluyor. Bu sayfayı da yeni siteye aktarırken yeniden düzenleyeceğim. Uyarılarınıza teşekkür ederim. Her yeniliği Facebook sayfamdan bildiriyorum. https://www.facebook.com/pages/S%C3%BCs-bitkileri/664432010290610

    Size naçizane tavsiyem, yabancı kaynaklarda verilen bilgiler bilimsel bilgiler gibi görünse bile, hatta uzman üreticilerin bilgileri olsa bile her zaman doğru olmayabiliyor, yani pek güvenmeyin. Mesela Phalaenopsis orkideleri hakkında yabancı kaynaklarda haddinden fazla bilgiler var. Birçoğu da uzman bilgileridir fakat esas püf noktalarını izah edememişlerdir. Belki hiç düşünemediler belki de gerçekten bilmiyorlar. Sadece üretim şartlarını bilirler fakat maalesef evde yetiştirme bilgilerinde hiç doğru bilgi veremezler. Bense yıllardır P. orkidesi yetiştirenleri gözlemleye gözlemleye ve bazı bilimsel gerçeklerle kıyaslayarak gerçekten yararlı bilgiler sunmuşumdur. Hatta o sayfamı önümüzdeki günlerde tekrar yenileyip sadeleştireceğim.

    Yapraklar hakkında yanılıyorsunuz. E. milii’nin yapraklarına dokunursanız sert ve hafifçe dolgun olduğunu hissedersiniz. Nane yaprağı gibi nazenin değildirler. Deneyin kıyaslayın. Arada çok büyük fark var. Sonra bir de kuruduğunda inceleyin. Çok ince yarı şeffaf zar gibi oluyor. Kuru naneden bile daha az katı içeriği var. Peki içindekiler neydi ve nereye gitti? İçindekilerin su ve besin birikimleri olduğu ve geri çektiği bir gerçek. Su ve besin birikimi için illa Sedum türlerindeki gibi fazlaca etli yapraklar şart değil. Bazı kaynaklarda E. milii’nin yaprak çeliğiyle çoğaltılabileceği yazılı. Gerçi ben denedim olmadı. Eğer olabiliyorsa bu da yapraklarında su ve besin depoladığının ve sonra geri çekip kullandığının yüzde yüz kesin bir ispatıdır. ki yaprak çeliğiyle çoğaltılması mümkün olmasa bile yapraklarının yapısı açık seçik belli.

    Verdiğiniz linkin sayfasını biliyorum. Bu sayfayı hazırlarken önem vererek okuduğum yerlerden biriydi. Orada humidity bölümünde “extremely dry conditions are best avoided if possible” yani “mümkünse aşırı kuru şartlardan kaçınmak en iyisidir” diyorlar. Kurdukları cümleyi görüyorsunuz kendinden emin verilmiş bir bilgi değil. Direkt söylemeyip cambazlık yapmışlar. Aslında şunu demek istiyorlar “kuru havadan zarar göreceğini bilmiyoruz ama biz havası nemli bölgemizde sonuçlardan çok memnunuz”. Hem bunlar üretici. En iyi anladıkları şey seri üretimdir. Sıcaklıktan bahsederlerken daha açık davranıp kendi bölgelerinde sorun olmadığını belirtmişler. Uzun sürmemek şartıyla -7C dereceye kadar dayanabildiklerinden haberleri yok, araştırmamışlar. Değindikleri bor konusu çelişkili. “We use a mix that does not contain Boron and add this element separately when needed”.. Ne zaman gerekli peki? Ve nasıl, ne oranda? İlginç. Türkiye’de E. milii’yi gayet güzel yetiştirebilen meraklıların bütün bunlardan hiç haberi yok ve mutlaka kullandıkları killi kumlu bahçe toprakları yeterince bor elementi içeriyordur. Belki onların seri üretim aşamalarında bildikleri bir şey var. Bizim meraklıları ilgilendireceğini sanmıyorum. Aslında kendi deneyimlerini yazan öyle sayfaları daha dikkatle okuyorum ama başka tecrübeleri de kesinlikle göz ardı etmemek lazım.

    İlginiz için tekrar teşekkür ederim. Dediğim gibi bu sayfa baştan aşağı yenilecenek. Sorular cevaplar dahil.

  27. Uğur, İzmir diyor ki:

    Bugün semt pazarından aldım. Küçük poşetlerde satıyorlardı. 30 cm boyuna gelmiş, 6-7 dallı ve üzeri çiçekli. Ne kadar diye sorarsanız 3 tl.
    ***
    Olması gereken fiyat diyeceğim ama biraz fazla ucuz galiba. İstanbulda yüksük kadar saksılarda serçe parmağından küçük fidelerini 10 liraya satan paragözlere bakınca, sizin orada bedava adeta.

  28. Ramazan Gel diyor ki:

    Öğleden sonra direk güneş görüyor. Sürekli boya gidiyor. Dallanmıyor. Ama çok güzel çiçekler açıyor. Tepesini kessem dallanır mı? Çok aydınlık ve iyi güneş alan yerde camekanlı balkonda duruyor.
    ***
    Zaten şimdi çoğaltmak için en uygun zaman. Tepesini kesip ayrı dikin. Üst tarafı kesilen ana bitki de böylece yanlardan filizlenir birkaç dal uzatır.

  29. Fatih diyor ki:

    Benim çiçeğim çok iyi durumdaydı. Ancak iki hafta önce yapraklarında çok sayıda benek oluşmaya başladı. Bunun sebebi nedir?
    ***
    Yerinin havadar olmaması, hava akımlarının olmamasıdır diye düşünüyorum. Eğer dışarda ise ya da içerde yeri çok havadar ise o zaman toprakta problem vardır.

  30. Nurgül diyor ki:

    Üç yaşındaki dikenli taç çiçeğimin çiçeklerinin rengi açıldı. Acaba guneşi yetersiz mi geliyor? Daha fazla yapraklanması için ne yapabilirim?
    ***
    İyi bakarsanız, yerini de severse bol bol yapraklanır. Çiçek renginin daha açık veya daha koyu olarak zaman zaman değişmesi 1- mevsimlerin sıcaklık farklarına göre, 2- toprağının pH derecesine göre değişir. Fazla sıcakta ya da pH yüksek toprakta çiçek rengi daha açık olabiliyor. Birçok bitki türleri için geçerli bir özellik (sardunyadan antoryuma). Bazı bitkiler ise fazla serinde daha açık renk çiçek açar (örnek afrika menekşesi).

  31. Emine, Bursa diyor ki:

    Benim de dikenli taç çiçeğim var. Bana 4 sene önce hediye gelmişti. Şu an çok güzel büyüdü. Sürekli başka kökler verdi dibinden. Şimdi saksısı küçük geliyor. Büyütmek istiyorum ama doğru zaman mı acaba? Balkonumda duruyor. Yerini cok sevdi. Yeşil yaprağı da kırmızı çiçekleri de cok fazla. Hatta dibinden kök cıkarıyor. Yeni bir tane daha çıktı. Sanırım 5 olacak.
    ***
    Tam bugünlerde olabilir. Kökleri dağıtmadan, zarar vermeden saksısındankalıp gibi çıkararak az büyük bir saksıya genişliğe göre alttan ve kenarlardan toprak ekleyerek aktarabilirsiniz. Ya da mayıs ayını bekleyin. Bu daha güvenli olur bence.

Sorunuzu veya Yorumunuzu Aşağıya Yazabilirsiniz.

LÜTFEN YAZI DİLİ KURALLARINA SAYGILI OLALIM.
Yazı kurallarına uygun yazılan sorulara öncelik verilir.

(Yazamıyorsanız Mozilladan deği I.E. ile giriş yapın.)