Doku kültürü ile süs bitkileri üretimi

Doku kültürü ile üretim metodu sadece süs bitkileri için değil, meyvesi için yetiştirilen bitkiler için, sebzeler için, diğer endüstriyel bitkiler için ve hatta bitkisel bazı ürünlerin elde edilmesi için kullanılır. Bu metot her bitki türüne uygun değildir. Bazı bitkilerin bünyeleri buna izin vermiyor. Bir bitkinin çok küçük parçalarından o bitkinin aynısının binlerce kopyası çok kısa sürede üretilir. Doku kültürü ile üretim yöntemlerine mikro üretim tekniği de denir. Aslında bitkilerin klonlanmasıdır.

Avantajları
• Tohumla üretildiği takdirde daha ilk nesilde kalitesi tamamen değişen “hibrit” türler doku kültürü sayesinde klonlanarak çoğaltılır.
• Tohumdan yetiştirilmesi çok zor olan türlerde, çelikle üretilmesi mümkün olmayan veya zor olan türlerde bu metot daha bereketli, daha verimli üretim sağlar.
• Tohumla veya çelikle üretimle kıyaslanmayacak derecede çok sayıda yeni bitkiler elde edilir. Bu teknik sayesinde, orkide gibi çok pahalı süs bitkileri üretiminde son yıllarda dünya çapında büyük bir patlama olmuş ve üreticiler arasındaki pazar payı rekabetleri sonucunda fiyatlar kat kat düşmüştür.
• Yeni bireylerin büyümeleri hızlı olur.
• Kısa sürede çok sayıda bitki yetiştirmede bu yöntemden daha iyisi yoktur.

laboratuvar ortamında doku kültürü ile bitki klonlanmasıİncelikleri
• Üretime laboratuar ortamında başlanır. Sterilizasyon çok önemlidir çünkü her türlü bakteriler, virüsler üretimde her şeyi mahvedebilir.
• Doku kültürü bitkilerin türüne göre çeşitli parçalarından yapılır; gerekli parçalar meristem hücrelerini taşıyan filiz veya kök uçlarından alınan hücrelerden olabileceği gibi, yaprak parçalarından, kök parçalarından da olabiliyor. Meristem hücreleri ile olan metoda “meristem kültürü” de denilmektedir.
• Doku kültürünü yapacak kişinin iş deneyimi ve becerisi kültürlerin gelişiminde en baştan itibaren her aşamada isabetli elemeleri yapmasında önemlidir.
• Tam sterilizasyonu sağlanmış kültür ortamında gereken besinler ve bitki hormonları gerekli ölçülerde kullanılır. Kültür ortamı türe ve tekniğe göre sıvı ya da katı olabiliyor. Genelde inorganik tuzlar, birkaç çeşit organik besleyiciler, vitaminler ve bitki hormonları içerir. Katı ortam tam katı değildir, sıvı ortamın jelleştirilmiş halidir; katılığı sağlamak için safileştirilmiş agar kullanılır.
• Büyüme ortamını oluşturan karışımdaki maddelerin, bilhassa hormonların oranlarındaki dengelerin gereken hassas ölçülerde olmaması gelişimdeki bütün dengeleri bozar.
• Kültürler geliştikçe dilimlere ayrılır ve yeni ortamlarına alınır. Burada gelişim ve değişim ilerler.
• Bir kültürde filiz uzantıları baş gösterince bunlar kesilip alınır ve hormonların yardımıyla köklendirilir, mini fidecikler oluşturulur.
• Köklendirilmiş fidecikler normal bitkiler gibi seralara alınır, büyütülür.

Canlı dokunun seçilmesi
Yeni hücre oluşumu önemlidir. Seçilen dokudaki hücrelerin hem bölünerek çoğalacak özellikte olması hem de bitkinin bütün farklı hücrelerini oluşturabilecek özellikte olması gerekiyor. Örneğin tütün bitkisinde, doku kültürü için bitkinin herhangi bir canlı dokusu kullanılabileceği söyleniyor ama çoğu bitki türlerinden herhangi bir parça işe yaramaz. Dokudaki hücrelerin bölünerek çoğalabilir olmaları bile yetmiyor, ayrıca yeni oluşan hücrelerin yarı değil tam gereken sayıda kromozomlara sahip olmaları, farklı organları oluşturacak farklı hücreleri oluşturma özelliğine sahip olmaları şarttır.
Meristem hücrelerini taşıyan dal uç filiz noktalarından, tomurcuk uzantılarından ve kök uçlarından doku alınır.
Gereken doku bazen çimlendirilen tohumların yeni filizlerinden alınır. Bazı bitki türlerinde sadece yaprak parçaları yeterlidir.

İlgili sektörlerimizde yerini alması
Sır gibi gizli tutulan bir yönü yok ama basit bir iş de değil. Gerekli elektronik cihazlarla ve makinelerle donatılmış laboratuarlar ve bu konuda eksiksiz eğitim almış teknik elemanlar kesin şart. Hangi bitkilerde kullanılabilir, bitkinin hangi bölgesinden ve nasıl doku alınacak, doku seçimi, seçimdeki püf noktaları, hatta sterilizasyon meselesi bile her biri ayrı ayrı uzmanlık gerektirir. Sadece sterilizasyonu düşünürsek; doku alınmadan önce ana bitkide bile ve doku alınma esnasında ve sonrasında her aşamada sterilizasyon büyük önem taşıdığı gibi önemli detayları var.

Bu üretim için gereken laboratuvarların ve seraların ısıtılması, ışıklandırılması gibi enerji masraflarının Türkiye’de çok pahalıya patlaması ayrı bir sorun. Teknik eleman yokluğu, enerji pahalılığı gibi sebeplerden dolayı orkide vb. süs bitkileri türlerini başka ülkelerden ithal etmeye daha uzun yıllarca devam edeceğiz gibi görünüyor.

Bu yazıyı hazırlamak için faydalandığım kaynak: » Plant tissue culture / Wikipedia

laboratuvar

Açıklamalar:
1- Okuduğunuz yazı hakkında sorunuzu veya yorumunuzu aşağıya yazabilirsiniz.
2- Yazılarımı RSS ile takip edebilirsiniz.
3- Yazılarım izinsiz olarak birçok web sitelerinde yayımlanmaktadır. Lütfen kaynak belirtmeyenleri uyarınız. Tüm yazılarım kendi tecrübelerimin ve araştırmalarımın eseridir.

Yukardaki yazı ile ilgili ek bilgiler ve yorumlar:

  1. merve koç hatay diyor ki:

    selam. ben tıbbi ve aromatik bitkiler 2. sınıf öğrencısıyım. süs bitkileriyle ilgileniyorum ve bölümümü çok seviyorum. amacım süs bitkisi yetiştiriciliği yapmak ya da yapan bir firmada yer almak. bu konuda yardımcı olabilecek varsa lutfen yardım etsın. bu konuda iş de arıyorum.
    ***
    Merve Hanım, eğer ciddi bir firmanın saygın ve kaybedilmek istenmeyen önemli bir görevlisi olmak istiyorsanız sizin iş aramanıza gerek yok. Onlar kaliteli elemanı çekirdekten yetişenlerden arar bulur. Üniversiteleri kontrol ederler. Mezun olmanıza yakın size iş teklifiyle gelirler. Ama bunun için sizin çok çalışmanız lazım. Üniversite, verilenin alındığı bir yer değildir verileni kişisel çalışmalarla geliştirme yeridir. Yani size her ne eğitim veriliyorsa siz onu kendi araştırmanız ve çabanızla bin misli ilerletmelisiniz. Üniversite böyle bir yerdir. Size sunulan eğitim aslında sadece belirli bir yol haritasıdır o kadar. O yol haritasına göre siz her dönemde gösterilen konularda kendinizi “kendiniz” geliştirmelisiniz. 10 sayfalık bilgi mi var, siz onu yüz sayfaya çıkarın. Sakın diploma almak için yeterli başarıyı göstermeyi bir şey sanmayın. O hiçbir şeydir. Size gereken şey, kendinizi size eğitim veren öğretmenlerden bile daha iyi bilgi ve tecrübe ile donatmaya çalışmaktır. İşte olay budur. Üniversitenin ne olduğunu bilen ve o yıllarda kendisini iyi yetiştiren kişiler iş aramaz. Kendilerine cazip teklifler gelir. İyi düşünün. Her aklı başında firma sahipleri kendilerini yükseltecek eleman ister ve bu uğurda üstlerine düşeni yaparlar. Siz ise o zaman teklif getiren firmaları değil belki size ulaşmayan bir firmayı isteyebilirsiniz. O zaman onlarla görüşüp eğitiminizden ve gelen tekliflerden bahsedersiniz, niçin onlarla çalışmak istediğinizi ve ne gibi şartlarda çalışmak istediğinizi bildirirsiniz. Kısaca, üniversiteyi burada anlattığım gibi değerlendirebilirseniz siz iş arayan değil ısrarla aranan olursunuz.

  2. Elif Arslan diyor ki:

    Süs bitkileri üzerine yüksek lisans yapıyorum. Süs bitkilerinde doku kültürü başlığı altında bir seminer vereceğim. Fakat bu konu hakkında yazılmış yazılar ve makaleler konusunda sıkıntı yaşıyorum. Elinizde işime yarayacağını düşündüğünüz bir yazı varsa benimle paylaşırsanız sevinirim.
    ***
    Elif hanım, bende sizin işinize yarayacak sadece bu sayfadaki yazı var. Bu ise işinize yaramaz sanıyorum.
    Hep derim, Türkiye’de olmayan kaynaklar gerektiren bir dal üzerine üniversitede eğitim görüyorsanız, en başta çok iyi derecede ingilizce bilmeniz şart. Hele yüksek lisans için olmazsa olmaz gerekli bir şey. Sizin için de öyle. Bakın şimdi ihtiyacınız olan şeyleri bulamıyorsunuz çaresiz kaldınız.
    İhtiyacınız olan kaynaklar İngilizce olarak yığın yığın var. Her türlüsünden. Keşke yüksek lisansa geçmeden önce bir iki yıl ara verip ingilizcenizi ilerletseydiniz. Hem eğitim aldığınız branş üzerinde bilgi ve tecrübenizi de o zaman içinde çok iyi bir şekilde arttırmış olurdunuz.

  3. Elif Arslan diyor ki:

    Teşekkür ediyorum elimde ingilizce birçok makale var ama belki ama belki değişik farklı bişeye rastlarım diye şansımı denemiştim. İlginiz için teşekkür ederim iyi çalışmalar.
    ***
    Bizde, bazı enstitülerde ve üniversitelerde belki olabilir. Sadece web sitelerine koymamışlardır. Bir iki yere danışma imkanınız varsa inşallah bulursunuz diye temenni ediyorum. Kolay gelsin.

  4. Mehmet Turkmen diyor ki:

    Faydalı bir site yapmissiniz emeklerinize saglik. Benim merak ettigim, doku kulturu tekniginin ticari alanlari, ticari olarak doku kulturunun piyasadaki yeri nedir, issizlige, ithalati kesmeye veya ihracata katki saglar mı?
    ***
    Doku kültürü ile üretim özellikle süs bitkisi, sebzecilik ve bitkisel ürünlerde çok kârlı bir üretim işidir. Bu sayede birçok bitki ve bitkisel ürünlerin ithalatına gerek kalmaz. Fakat fazlaca elektrik kullanımı gerektiriyor, Türkiye’de elektrik haddinden fazla pahalı olduğu için ancak çok akılcı çalışmalarla başarılı olunabilir. Ayrıca konusunda uzman teknik elemanlar gerektirir, bu da işin başka bir zorluğu. Kapitalistlerin dünya çapındaki işbirliği bu işi herkesin yapmasına ve yapsa bile başarılı olmasına engel olur, bu problem de düşünülmeli. Aslında bu konuda herşeyden önce devletin bir yol belirlemesi gerekir. İsrail, muhteşem fikirlerle ülke çapında halkı tarım alanında öyle bir örgütledi ki şu an dünyanın tarım zengini ülkelerin arasındadır ve çiçekçilikteki ihracatta dünyanın ilk birkaç ülkeleri arasındadır. Türkiyenin çiçek ihracatçılığındaki sıralamalarda yeri bile yok. Düşünün, küçükcük bir çöl ülkesi neler başarıyor! Bizim devlet adamlarımız ise aldıkları rüşvetlerle şununla bununla kapitalistlerin keyfine göre hareket ediyor. Bir örnek verecek olursak birtakım tekelci zihniyetli haram yiyiciler istedi diye tüm Türkiye çapında tavuk gribi bahanesiyle büyük bir imhaya girişildi. Hayatları mahvolan yumurta ve tavuk eti üreticilerinin sayısı binlerce. Sonuçta bir iki firma malı götürdü. Önce Türkiye sınırları içinde vurgun yaptılar şimdi de ihracata başladılar. Bütün bu işlerde halkın kârı sıfır olduğu gibi, kimyasallı yemlerle beselenerek üretilen yumurta ve tavuk eti halkın sağlığını bozuyor, çeşit çeşit hormon düzenliği kaynaklı hastalıklarda çığ gibi bir büyüme var. Tavukçuluktaki bütün bu çirkin işlerden tek başına AKP hükümetindeki birtakım hainler sorumludur. Ayrıca tüm Karadeniz kıyılarımızda halk fındık kısırdöngüsüne mahkum edildi. Kota var malum, fakat buna rağmen botanik alanında en değerli topraklarda, orta ve doğu karadeniz bölgesinde bu yıl fındık üretimi için daha fazla izin verildi! Oysa o topraklarda fındık üretmek için toprağı çok daha fazla kireçlemek gerekiyor, bu da bölge ekolojisini mahvediyor. Kaldı ki fındık tarımına gereğinden çok fazla toprak ayrılmış durumdadır ve yüzde doksanında en ilkel şartlarda tarım yapılmakta ve çok zengin çeşitlilikte bitkilerin tarımına uygun olan o güzelim topraklar boş yere israf edilmektedir. Böyle bir saçmalıklar ve rezaletler ülkesi Türkiye.

  5. Rıdvan Tutar - Antalya diyor ki:

    Türkiye’de ticari bitki doku kültür üretimi hakkında araştırma konum. Konu hakkında yardımcı olursanız sevinirim.
    ***
    Pek bilgim yok. Yapmak isteyenlerin olduğunu biliyorum ama devlet çiçekçilik sektörüne fena halde köstek oluyor. Elektrik enerjisi kullanımından doğan mali masraflara hiçbir desteği, indirimi olmadığı gibi fazlaca vergilendirme var.

  6. Uğur Dündar - Konya diyor ki:

    Dış ticaret ögrencisiyim ve sektör araştırmam var. Sektörüm süs bitkileri, hazırlamakta oldugum ödev süs bitkilerindeki ihracat kotları. Bu konu hakkında yardımcı olabilirseniz sevinirim. Şimdiden teşekürler.
    ***
    İhracat kotaları hakkında bilgim yok. Süs bitkileri ihracatçıları derneklerinden bilgi alabilirsiniz sanıyorum.

Sorunuzu veya Yorumunuzu Aşağıya Yazabilirsiniz.

Lütfen konuşma dilinde yazmayın zorluk çıkarmayın.
LÜTFEN YAZI DİLİ KURALLARINA SAYGILI OLALIM

(Yazamıyorsanız önce sağ sonra sol tıklayın.)


Locations of Site Visitors