Bitkilerin dinlenme ihtiyacı ve molaları

Bugünkü yazımda salon ve ofis bitkilerinin size can sıkıcı gelen mola vermeleri hakkında bilgiler ve püf noktaları veriyorum. Okuyup gereğini yaparsanız uzun yıllar boyunca çok daha güzel olmalarını sağlayabilirsiniz.

Bugünkü yazımda salon ve ofis bitkilerinin size can sıkıcı gelen mola vermeleri hakkında bilgiler ve püf noktaları veriyorum. Okuyup gereğini yaparsanız uzun yıllar boyunca çok daha güzel olmalarını sağlayabilirsiniz.

Mola vermek bitkilerin gelişimlerinde gerekli bir şeydir. Dinlenmeye çekilmeleri bazen hayati önem taşır, bazen de bazı bitkiler için dinlenmeye çekilmek sadece mevsimimsel şartlara göre olur.

Arada sırada mola vermeleri

Her bir filiz, birkaç yeni yaprak çıkararak dal uzatır. Bu esnada, yeni bir yaprağın gelişimi tamamlanmadan bitkinin yeni bir yaprak daha çıkarmaya koyulduğunu görürüz. peşpeşe yapraklar çıkararak aceleyle gelişiyordur. Ama, sonra gelişme tamamen durur. Yeni yapraklar ve dallar olgunlaşır, kuvvetlenir. Bir müddet hiçbir yeni gelişim olmaz. Bazen iki hafta kadar, beze bir aydan fazla. Sonra yeniden faaliyete geçer.

Peki arada niçin mola verirler? Ana gövdede, köklerde, yapraklarda ve tüm dallarda biriken besinler var, enerji var. Yeni gelişimde onlar yeni yaprakların ve dalların oluşturulmasında kullanılırlar. Bitki böylece zayıf kalmıştır. Onun için, şimdi sıra gelmiştir yeni yaprakların tüm bunyeye borcunu ödemesine.

Yeni yapraklar bir kimya laboratuvarı gibi çalışarak bitkiye gereken her türlü besini, destek maddelerini ve enerjiyi üretir. Bu üretim işine bitkinin fotosentez yapması deniyor.

Fotosentezin sağlıklı olabilmesi için: O dönemde bitki susuz kalmamalı. Ortam iyi esintili olmalı. Havadar, esintili ortam hayati önem taşır. Bitki türüne göre havanın nem oranı da önemlidir. Ayrıca yapraklar çok temiz olmalıdır. Hem güneşten mahrum kalmamalıdır. Kimileri direkt güneş ister, kimileri (özellikle yağmur ormanı altı bitkileri) filtrelenmiş direkt güneş ister (mesela pencere tülünün ardından gelen güneş ışınlarının yapraklara değdiğinde ısıtıcılığının beşte bir kadar oranda azalmış olması. Güneş ışınlarının ısıtıcı etkisi hepten yok olsa iyi değil).

Yine sağlıklı fotosentez için, köklerin toprakta uygun besinleri bulması gerekiyor. Şartlar ne kadar elverişli ise, bitki yeni gelişimlerde harcadığı her şeyi o kadar kısa zamanda yerine koyar. Dolayısıyla mola süresi de aynı şekilde daha kısa olur.

Mola başı ve sonu yapmanız gerekenler: Gelişim tamamen durunca, yani bitkinin mola verdiğini anladığınız zaman, eğer toprak geçen yıldan kalma toprak ise, bu yıl toprağı yenilemediyseniz, ya da kuvvetsiz ve doğal olmayan çeşitten toprakta yaşıyorsa, suya karıştırılan uygun bir besin verin. Sulamayı da 15 – 20 gün boyunca düzenli yapın. Ortam esintili, yapraklar temiz olmalı. Daha sonra sulamayı azaltın. Toprak neredeyse kupkuru olmaya yaklaştığı zaman sulayın. Mümkünse fazla aydınlık olmayan ve daha serin bir yerde on gün kadar bekletin. Bazı eski yaprakların bozulma riski olsa bile bunu tavsiye ederim. Hatta bu sebeple eski yaprakların bozulması, bitkinin o yapraklardaki enerjiyi ve besini de bünyesine çekmesini sağlar. Bozulan yapraklar kendiliğinden düşmedikçe sakın kesmeyin. Gerçi her zaman iyi bakılan bitkilerin yaprakları kolay kolay bozulmuyor, ancak ömrünü tamamlayan yapraklar bozulur. Bu süreci de atlattıktan sonra toprağı kabartın havalandırın iyice sulayın. Loş yere almışsanız tekrar eski yerine getirin. Bitkinizin eskisinden daha gür gelişeceğini göreceksiniz. yeni gelişimler başladığında sulamaya dikkat edin. Eğer toprak kupkuru kalırsa yeni gelişimlerde güdük kalmalar olabilir.

Şunu bilelim: Bitkiler bünyesinde besin ve enerji depolar. Sonra yeni gelişimde onları kullanır. Yeni gelişme esnasında besin vermek gerekmez. Yeni çıkan yapraklar iyice olgunlaştığı zaman besin gerekiyor ki o yeni yapraklar sağlıklı fotosentez yaparak bünyeye kaybettirdiklerini geri ödeyebilsin, bitki yeni bir gelişime mükemmel bir şekilde hazırlanabilsin.

Uzun süreli dinlenmeye çekilme

Bazı bitkilerde, özellikle de tam tropikal birçok türde dinlenmeye çekilme evlerimizde mümkün olamıyor. Ana vatanlarında ise dinlenme mevsimleri daha az yağışlı dönemlerdir. O halde, bitkilerimizi yılda en az 7 hafta süre içinde biz dinlenmeye sokmalıyız. Bu süre en fazla 3 ay olmalı (en az süresi ise 7 hafta). En uygun zaman: 1 aralık – 15 ocak arası dönemini tam ortasına alacak bir zaman süresidir. (Eğer bitkilerinize özen göstermiyoranız, güneşsiz loş yerlerde bir de serin mekanlarda bitkiler kendiliklerinden 6 aya varan süre içinde dinlenirler hiçbir gelişim göstermezler.)

Nasıl yapacağız? Sadece sulamayı kesmek yeterli olabilir. Ama ortalama 11 derece serin ve ışığı kuvvetsiz yerde bekletmek daha garantili olur. En iyisi budur. Ve en az 7 hafta boyunca, toprak iyice kurumadan önce sulamamalısınız. Genelde yapraklar hiç zarar görmez ama zarar görseler de önemli değil, çünkü dinlenme sonrasında çok daha iyi bir gelişim gösterecektir. Bulundukları yerin havası fazla kuru olursa yapraklar bozulabilir, soğuğa dayanıklı olamazlar.

Bitkileri nasıl dinlendirelim?

1) Hazırlık dönemi, bir ay sürer. Ayın başında besin takviyesi yapılmalı. Sulamaya ise cinsine göre bitkinin ihtiyacı kapsamında devam edilmeli.

2) Dinlenmeye sokma: Bir aylık hazırlık dönemi sonunda sulamayı bırakın. Sadece toprak kupkuru olmaya yaklaştığı zaman sulama yapacaksınız. Yerinin serin olması ve hiç güneş almaması lazım. Çok hassas tropikal bitkiler için serinlik ortalama 11 derece olmalı; diğerleri ise 4 dereceye yakın daha serin havaya dayanabilir.

3) Dinlenme dönemi sonu: Fotosentez yapacağı şekilde kuvvetli ışığa ve ısıya sahip eski yerine bitkiyi alın, toprağını kabartıp sulayın. On gün içinde faaliyete geçeceklerdir.

Yeniden faaliyete başlamaları: Dinlenmeye sokmadan önce, hazırlık ayı içinde depoladıkları besinler yeni faaliyete kullanılacak. Onun için siz şimdi besin vermeyeceksiniz.

Dikkat: En başta belirttiğim gibi, bu yazım salon ve ofis dekorasyonu amacıyla yetiştirilen içmekâ süs bitkileri içindir. Aşağıdaki kısım da öyle.

Sorunlar

Dinlenmeye hazırlarken, o ay sonunda bitki faaliyete başladı. Ne yapacağım? Dinlenmeye sokmayacaksınız. Kışın daha iyi güneş almasını sağlayacaksınız. Sonra da, yukarda bahsettiğim gibi, mola zamanlarında gerekeni yaparsınız. Böylece taksit taksit dinlenmek de aynı etkiyi sağlar. Benim salondakiler böyle yaşıyor. Beni çok sevdiklerinden midir nedir kışın hiçbir ısıtıcı kullanmadığım halde gelişmeye ara vermezler. Biri hariç: Öforbiya trigona. Sadece haziran ortasından eylüle kadar gelişim gösteriyor.

Yaz boyunca hiç gelişme olmuyor: Bunun çeşitli sebepleri olabilir. toprağın pH değeri bozulmuş olabilir. Ya da ortam şartları elverişli değildir. Bitkilerinizi iyi tanıyın. Hemen hepsi çok havadar ortamı sever. Ben geçtiğimiz yaz ilk defa benjamin ve difenbahya bitkilerini aşırı hava cereyanında tututum. Çok daha iyi gelişim gösterdiler coştular. Yalnız, eğer yaşadığınız şehrin havası İstanbul havası kadar nemli değilse, sıcak hava cereyanından bitkiler zarar görebilir. Özellikle barış çiçeği gibi ince nazenin yapraklılar. Sonra, 30 dereceden daha sıcak havayı tropikal yağmur ormanı bitkilerinin çoğu sevmez. Bir şartla: Hava ne kadar sıcak olursa, havanın nemliliği de o nispette yüksek olmalı. 30 derece ve üstü sıcakta (falanepsis orkideleri, antoryum, barış çiçeği için) hava nemi oranı en az %75 olmalıdır.

Her şey yerinde ama bitki iyi bir gelişim göstermiyor, hem yavaş hem cılız: Bu meselede sorunu toprakta arayın. Esas sorun köklerdedir. Toprak ne kadar havasız olursa kökler o denli az gelişir. Az kök ise topraktaki besinleri yeterince alamamak demektir. Topraktan besin alamamaksa yaprakların fotosentezde gereken maddeleri üretememesine sebep olur. Sonuçta bitki hiç de iyi bir gelişim göstermez.

Bitlenmeler, hastalıklar: Havasız, esintisiz ortam, aşırı sulama, yanlış besinler, bitkileri yıkamamak temizlememek gibi faktörler her türlü hastalıklara ve bitlenmelere sebep olabilir. Bitkilerinizi çocuklarınız gibi temiz tutun. Sağlıklarına dikkat edin.

Kategori: Salon Ofis Dekor Tarih: 04 Kasım 2011

Etiketler: | |


Sorunuzu / Yorumunuzu Aşağıya Yazabilirsiniz.
Lütfen yazı dili kurallarına saygılı olalım.


(Yazamıyorsanız Mozilladan deği Google Chrome ile giriş yapın.)