Bitkileri aşılamada incelikler

Tarih: 30 Mart 2011

Bu yazımda aşı hakkında sadece bir iki püf noktasına değindim. Yerli web sitelerinde aşının nasıl yapılacağına dair resimli detaylı bilgiler verildiği için sizi onlara havale ediyorum. Aşı tekniklerini, aşı malzemeleri hakkındaki bilgileri de diğer yerlerden bol bol bulabilirsiniz.

Ben burada aşı yapmakla ilgili birkaç avantajlı bilgi veya bir iki püf noktası paylaşmak istedim. Bitkilere aşı yapmaktan ziyade aşının tutması önemlidir. İşte bunun püf noktalarını iyi bilmek gerekiyor.

1- Aşı ne zaman yapılır? Direkt olarak mevsimle ilgili değildir. Burada herkes yanılıyor. İlkbahar başında dikkat etmeden yapılan aşılar genellikle tutmaz. Gerçi genel faydaları düşündüğümüzde en iyi zaman ilkbahar başıdır ama ilkbahar başından başka zamanlarda da yapılabilir.

2- Peki nelere dikkat etmeli? Dallardaki tomurcuk noktaları veya filiz gözleri diyebileceğimiz küçük şişliklere dikkat etmelidir. Şişmenin arttığı zaman, o gözler patlamadan önce aşı yapılmalıdır (6. maddeyi okumazsanız bu bilgi eksik kalır). Her tür aşıda bu gözlenmeli; sadece göz aşısında değil.

3- Aşı niçin çoğunlukla ilkbahar başında yapılır? Sonbahar sonunda uyku haline geçen bitkilerin köklerinde ve gövdesinde fazlaca enerji depolanmış olur. Kış sonunda uyanma başlangıcında o enerjinin açığa salınması olur. Aşılama yapılırsa köklerden dallara yönelen kuvvetli enerji sayesinde aşı tutar. Fakat zamanı iyi belirlemek gerekiyor.

4- Bu enerji birikimi başka zaman gerçekleşmez mi? Oluyor. Meselâ ilkbaharda yeni filizler yeterince yapraklanır, sonra bitki bir süre gelişim göstermez. Çünkü o süreçte bitki yeni yapraklarıyla fotosentez yaparak harcadığı enerjiyi yerine koymaya çalışıyor. Bu sırada yaprak diplerindeki gözlere dikkat edin. Şişme başlayıp arttığı zaman aşı yapabilirsiniz. İlkbahar başında yaptığınız aşı tutmazsa bir de bu zamanda denersiniz.

5- Bütün bunları düşünürsek, aşı zamanı ilkbahar başından temmuz ortasına kadardır. Kış mevsiminin erken bastırdığı yerlerde en geç haziran sonuna kadar halletmek gerekir zira aşılanan kısım ağır soğuklara dayanamaz, yaz sonuna kadar yeterince kuvvetlenmesi gerekir.

6- Çok önemli bir püf noktası: Aşılanacak bitkinin ve aşı uygulanacak yerinin yeni bir gelişim başlangıcında olması gerektiğini anladınız. Aşı olarak kullanılacak bitki parçası ise kesinlikle gelişime başlamamış olmalı.
Bu yüzden, fidanınızı eğer ilkbahar başında aşılamayı düşünüyorsanız kaliteli bitkiden alacağınız parçaları kış sonuna doğru, ana bitkide hiçbir uyanma başlamadan önce, 30 cm dallar olarak almalısınız. O parçaları 1 – 2 derece soğukta buzdolabında saklamalısınız. Çünkü ilkbahar başında birbirlerine aşılanacak cinsten bitkilerde uyanma aynı zamanda başlıyor, bu da aşının tutmamasına sebep olabiliyor.
Bunda gerçi bir çözüm yolu var: Kuzeye bakan yamaçlarda bahar uyanması biraz daha geç olur. Veya yayla gibi daha yüksek kesimlerde bir aya varan gecikmeler söz konusu olabilmektedir. İşte böyle yerlerdeki henüz uyanma faaliyetleri başlamamış olan kaliteli bitkilerden aşı parçaları alıp uyanmakta olan fidanınızı aşılayabilirsiniz.
Bu kural sadece ilkbahar başında değil her zaman için geçerlidir. Aşı yapılacak kalitesiz bitki, mola devresini bitirmiş ve yeni faaliyete başlamak üzere iken, yeni mola vermiş kaliteli bitkiden alınacak parça ile aşılanmalı.

7- Naranciye, turunçgiller (limon, portakal vb bitkiler) fidanları yeterli ısı ve ışık karşısında kışın da büyümeye devam eder. Onlara (tabii kışın da büyümeye gelişmeye elverişli ortamlarda bulunanlara) yine yukarda anlattığım gibi uygun zamanlarını kollayıp yılın her zamanında aşı yapabilirsiniz.

8- Ayrıca: Bazı bitkilerde aşılama yaz başında daha iyi sonuç verir, çünkü ilkbahardan beri bitki yepyeni bir kuvvet kazanmıştır. Kısa bir iki moladan sonra taptaze enerji depolamıştır. Tam yeni bir gelişme sürecine başlarken aşılama yapmakla yüzde yüz iyi sonuç alınabilir.

9- Başka bir yol, yeni gelişimler iyice tamamlanınca bitkiyi iki hafta kadar susuz bırakmak.. Bu bazı tropikal yağmur ormanı bitkilerinde işe yarıyor (bunlar çoğunlukla ağaç ve çalı tipi süs bitkileridir). Sonra güzelce sularsınız, bitkide yeni gelişim hazırlıkları hızla başlar. Birkaç gün içinde yeni filizlenme hareketleri başlayacağı sırada bitki aşı yapılmaya hazırdır.

10- Meyve ağaçlarında aşılanan yerden çıkan dallarda ilk yıl yeterli gelişim, fazlaca dallanma budaklanma olursa ertesi yıl istenen sonuç alınır. Ya da bir veya iki yıl sonra. Yediveren güllerinde ise istenen çiçekler genelde ilk yıl elde edilir.

Otsu bitkilerde aşılama:
Tohumu pahalı olup veya bulunması zor olmasından dolayı bu tip bitkilerde son yıllarda aşılamaya çok başvurulur. Elinizde az sayıda bulunan kaliteli bireyler kayda değer bir gelişim, bir dallanma budaklanma gösterince ondan alınan parçalarla elinizde bol bol bulunan farklı kalitelere sahip bitkileri aşılayabilirsiniz.
Kabakgillerde (kavun, karpuz, hıyar, …) ve domatesgiller (domates, patlıcan, sivribiber, …) gibi bitkilerde uygulanır. Meselâ tohumundan üretilmesi mümkün olmayan hibrit bir domates fidesi dallanıp budaklandığında ondan alacağınız dallarla başka cins domateslere hatta patlıcanlara aşı yapabilirsiniz böylece o domatesi çoğaltmış olursunuz.

Aşılamada en dikkat edilmesi gereken şey nedir?
İstisnasız her birinde kök bitkinin kendi filiz gelişimleri durdurularak sadece aşılanan kısımdan yeşermesi ve sadece oradan yeni dal geliştirmesi şarttır. Yoksa aşının bir anlamı olmayacağı gibi aşının tutması da çok zordur. Tutsa bile bitkinin esas dalları geliştikçe aşılanan kısım zamanla güdük kalır ve kurur gider. Meselâ aşılı güller yıllarca dikkatli bakım sayesinde istendiği gibi gelişirken ihmal edildiğinde bitkinin köküne ait sürgünler kuvvetle çoğalır ve birkaç yıl içinde aşılı kısım yok olur gider. O bitki, esas kök ne cinstense artık o cinse dönüşmüştür. Gerekli ayıklamalar düzenlemeler yapılarak yeniden aşılanması gerekir. Onun için aşıdan gelişen ana dal dışında bitkinin kendi dallarını geliştirmesi her zaman engellenmelidir.

Aşılı kısma ne uygulanmalı?
Bazen iple veya sargı ile bağlamak, bazen sadece mandalla tutturmak yetebilir. Göz aşılarında hiçbir şey yapılmasa da aşı tutabilir. Kalem aşılarında ve benzeri tip aşılarda aşı macunu (veya başka şeyler) ile kesik yerler örtülür. “Ortalama ilk 20 gün boyunca” aşılanan noktanın yüzde yüz nemliliğe sahip ortamda olması gerekiyor.

Aşılanan yer için kullanılacak örtme malzemeleri:
-Killi toprak çamurlaştırılıp kullanılabilir.
-Bal mumu daha uygundur.
-Bulabilirseniz aşı macunu kullananın.

Yukarda sağdığım maddelerden biriyle kaplanan aşılanmış bölge, ayrıca naylonla sarılır. Aşı parçası ise açıkta kalmalıdır ki filizlenebilsin. Yaklaşık bir ay sonra naylon çözülmelidir.

Naylon yerine dayanıklı yaprak kullananlar var. Bu durumda her şey olduğu gibi bırakılır. Doğal etkenler yaprağı zamanla çürütecektir. Sadece eğer dayanıklı ipler kullanmışsanız dalları bunlardan kurtarmanız gerekiyor, yoksa çok fena zararı olur.

Bitkilere niçin aşı yapılır?
1- Kalitesiz ürün veren cinsten bitkilere:
Örneğin yabani güllere veya iyi bir özelliği olmayan güllere aşı yapılır. Meyve ağaçlarında da benzer amaçlarla başka cins ağaçlardan alınan parçalarla kalitesi değiştirilmek istenen bitkiye aşı yapılır.

2- Ürün vermesi için 15 – 20 yıl gibi uzun bir zaman gerektiren genç fidanlara aşı yapılır ki bir an önce ürün verebilsinler.

3- Bitkinin kritik bir yeri hasar almışsa.. Daha çok değerli fidanlar için.. Bu durumda aynı cins başka bir bitkiden parça alınır ve eksilen kısım yeni parça ile yenilenir.

Ağaçlar, süs bitkileri ve hatta ebzeler aşı ile farklı kalitelere sokulur.

Açıklamalar:
1- Okuduğunuz yazı hakkında sorunuzu veya yorumunuzu aşağıya yazabilirsiniz.
2- Yazılarımı RSS ile takip edebilirsiniz.
3- Yazılarım izinsiz olarak birçok web sitelerinde yayımlanmaktadır. Lütfen kaynak belirtmeyenleri uyarınız. Tüm yazılarım kendi tecrübelerimin ve araştırmalarımın eseridir.

Yukardaki yazı ile ilgili ek bilgiler ve yorumlar:

  1. Ahmet Nuri Hastürk - BİLECİK diyor ki:

    Yazınızı tesadüfen okudum ve çok yararlı bilgiler edindim. Amatörce dut aşısı yapmaya çalışıyor ve başarılı olamıyordum. Özellikle altıncı maddede anlattıklarınızdan sonra başarabileceğimi düşünüyorum. Bilgi paylaşımınız için ne kadar teşekkür etsem yine de az olacak biliyorum. Umuyorum ki bilgileririzden yararlananlar oluyordur. Sevgi ve saygılarımla…

  2. Aydın Şenel - Amasya diyor ki:

    Ben aşı yapmaya merak sarmış kalem aşılarım tutuyor fakat göz aşılarım tutmuyor. Arkadaşım kiraz aşıla diye 150 adet melhep fidanı verdi. Ben de göz aşıladım. Fakat komşum aşının üstünden kes dedi aşıdan sonra kestim. Aşı tomurcuguna suyu aktı daha sonra karardı. Göz aşısından sonra tepe kesilecek mi?
    ***
    Aşılanan bitkilerde aşı kısmı dışındaki tüm gelişimler engellenmelidir. Göz aşısında üstten filizlenecek dal varsa kesilmeli. Aşağı kısımlardaki filizler yok edilmeli. Bir de bazen aşı tutar ama gelişme olmaz zaten bu gözetilir. Kışı geçirdikten sonra dallar kesilir sadece aşı gözü olan kısımdan filizlenme olacak şekilde bırakılır.

  3. Aydın Şenel - Amasya diyor ki:

    Daha önce bahsettigim 11 temuzda dile getirdiğim melhep fidanına kiraz tutturamadım sayılır .150 de 12 tane yaprak açtı. Şimdi hangı aşı yaparsam tutar?
    ***
    Onu bilemem ayrıntılar, bitki türüne gere gerekenler değişebilir. Önemli olan dokuların kaynaşması ve aşılanan parçanın canlılığını yitirmemesidir. Belki iki ay sonra filizlenecek, belki gelecek yıl. Yeter ki o parça tutsun. Sabırlı olmalısınız. Şimdi o parçalar kaynaşmışsa am gelişim yoksa aşı tutmuştur, gelecek baharda diğer dalları kesin sadece o kalsın.

  4. Anonim diyor ki:

    Emeğinize sağlık faydalanmaya çalıştım çok teşekkür ederim…

  5. Sabahat - Zonguldak diyor ki:

    Sardunyalara aşılama yapılır mı yapılırsa nasıl?
    ***
    Yapılacağını duymuştum ama hiç denemedim. Aynı bitki üzerinde çatallı dallarda farklı renklerde çiçek açtırmak için yapıyorlarmış. Ben tavsiye etmem çünkü sardunya dalları uzun ömürlü olmuyor – zahmete değmez. Ve eğer aşılanırsa aşı tutup bir süre gelişse bile o dalın ömrü daha kısa olur.
    Bir de şu mesele var, önümüzdeki yaz denemeyi düşünüyorum: Bazen aşılanan yerden gelişen dallarda her iki cinsin karışımı özellikte değişik renk çiçek açabilir. Bu durumda yepyeni bir cins elde etmiş olursunuz. Eğer farklı bir cins olmuşsa, aşıdan gelişen dalı kesip ayrı yerde köklendirmek lazım, çünkü malum sardunya dalları çok uzun ömürlü olmaz kaybetmemek için..
    (Belki bir dal iki üç yıl dayanabilse de her an kuruyabiliyor. Kök kısmı yeni dalllar geliştiriyor.)
    Nasıl aşılanacağına gelince, bildiğiniz metotları deneyin derim. Ama şimdi sonbahardayız önümüzdeki baharı bekleyin.

  6. Karambiya diyor ki:

    Benim küçük bir bahçem var. Etrafına meyve fidanları diktim. Bu fidanlar aşılı yani dikerken aşılı idi. Ben bu fidanları tekrar aşılarsam olur mu?
    ***
    Böyle bir şeye niçin gerek duydunuz anlamadım. Zaten aşılı ise niçin tekrar aşılamak istiyorsunuz ki?

  7. Ali Çelik, Bursa diyor ki:

    Cevizlerde anaç önceden kesilip acı suyunun akıtılması gerektiğini söylüyorlar. Bu süre ne kadar olmalı?
    ***
    Bilmiyorum. Bu sayfada sadece önemli bir iki püf noktasını yazdım. İstisnai ayrıntıları filan bilmem.

  8. Fatih Başal, Ankara diyor ki:

    Aşılı erik fidanları diktim ama bazılarının meyvelerini beğenmiyorum. Beğendiğim erik fidanlarından beğenmediklerime aşılama olur mu?
    ***
    Olur elbette. Ama benim pek bilgim yok. Doğru kaynaklardan doğru bilgiler bulup ona göre aşı yapın. Bu sayfamın konusu aşılamada önemli bir iki püf noktası sadece.

  9. Mehmet Kirez, Bozüyük diyor ki:

    Cevizde acı su dediğinizin bir gün akması yeterlidir ancak aciliyet söz konusu ise anacı kestiğiniz yerin alt tarafından birkaç yerinden bıçak atarak yani kesi yaparak acı su akmasını sağlayarak anacın üstünde biriken acı su kalıntısını yine bıçak yardımıyla temizledikten sonra aşıya devam edebilirsiniz.

  10. Betül, Bursa diyor ki:

    Benim limon çekirdeklerinden yaptığım fidan olmuş limonlarım var. Çiçek açsın limon versin istiyorum. Bunun için de aşı yaptırmam gerekiyor mu?
    ***
    Çekirdekten yetişenler, hangi türün özelliğini taşıyorsa, ona göre birkaç yıl sonra çiçek açıp meyve verir. Kesin bir şey söylenemez. 4 yıl, 10 yıl gibi. Ama aşı yaparsanız aşılı kısımdan gelişen dallar çiçeklenir meyvelenir, yıllarca beklemeniz gerekmez. Aşı yapmanız için fidanlarınız en az 1 yaşında olmak zorunda.

  11. Kadir A. -İstanbul diyor ki:

    Ben amatör olarak güllerde aşılamalar yapıyorum. Aynı gülde farklı renk gül aşılıyorum (göz aşısı) tutma yüzdeleri epey yüksek oldu ve gül açanlar da oldu. İki renk açan güller nasıl üretiliyor? Ben bir mantık yürütüyorum ama doğru mudur bilemiyorum. Farklı renkteki iki gülün tozlanmasından elde edilen tohumlardan mı bu üretim yapılmakta yoksa daha pratik bir üretimi var mı?
    ***
    Yeni çeşitler düşündüğünüz gibi elde ediliyor. Aşı ile de mümkün ama aşılama tekniği önemli. Genlerin karışacağı şekilde aşı usullerini deneyin. Birz zor ama mümkün.

  12. Kadir A. -İstanbul diyor ki:

    Genlerin karışacağı aşı teknikleri nelerdir? Ben şöyle birşey düşündüm ama olur olmaz bilmiyorum deneyecem. Farklı renkten aldığım gözün yarısını diğerinin yarısını çıkartıp aşılamayı düşünüyorum. Olur mu bilmiyorum ama kaybedecek birşey de yok 2 göz kaybı ve biraz da sabır ama olursa da harika olur.
    ***
    İki ayrı çeşidin dallarının en az 2cm kesitlerinin birbirlerine kaynaştırılması. Nasıl anlatılır bilmiyorum. “Yanaştırma aşı” metotları var. Ona benzer şekilde. Her iki daldan dış kabukla beraber bir kısmı keskin bir falçata ile kesilir: dallar birbirlerinin eksiğini tamamlar. Aşının tutması zor olabilir.
    Killi toprakta tam yan yana dikilmiş iki farklı kasımpatı bitkisinin köklerinde doğal yollarla kaynaşma olup çiçek açtıklarında birbirlerinin özelliklerinin karıştığını görmüştüm. Bu kesin bir şey. Eminim. Afrika menekşeleri yaprak çeliğiyle çoğaltılırken bahsettiğim usulde iki ayrı çeşidin yaprak saplarından eksiltme ve birbirlerinin eksiklerini tamamlayacak şekilde bağlanarak farklı çeşitlerin elde edilmesi mümkün. Kasımpatı köklerinden ve afrika menekşesi yapraklarından kaynaşma ile oluşan filizlerin gelişip her iki çeşidin karışımı farklı çiçek açmaları mümkünse bir şekilde uygun aşılamayla güllerde de mümkün olabilir. Zor iş.

  13. Kadir A. -İstanbul diyor ki:

    Bu durumda en basiti ve yüzdesi yüksek olanı tohumdan elde etmek görünüyor. Sonuçta benim ticari bir kaygım olmadığı için söylediklerinizi ve düşündüklerimi denemekte bir beis yok. Bu arada aklıma takılan bir şeyi de sormak isterim. Neden aşı kalemlerinde 2 göz yada en fazla 3 göz tercih edilmekte? Daha fazla göz olan kalem kullanılsa aşı tutmamakta mı? Kalan gözler eğer kurursa sonradan kesilip atılsa olmaz mı? Diyeceksiniz ki neden çok gözlü kalem kullanmak istiyorsunuz? Yanlış düşünebilirim ama ben de şöyle düşünüyorum kalem üstten kesilince su kaybı olacak hem onu önlemiş olurum hem de kalemi fazla hırpalamamış olurum diye düşünüyorum. Bu arada kendimce bir teknik uydurdum belki yapan vardır bilemiyorum. Ağacın gövdesine matkapla 45 derecelik delik açıp oraya aşı kalemini yerleştirdim (kabuk kısmına kadar içeride kalan kısmın kabuğunu soydum) bakalım ne olacak. Eğer tutarsa şarzlı matkapla dağ taş yaban ağaçlara aşı yapmayı düşünüyorum. Del tak bırak.
    ***
    Aşı kalemleri ne kadar kısa olursa ana bitkinin onu besleyebilmesi o kadar güçlü olur. Yoksa aşı tutmama riski büyük. Kesik yerde fazla sıvı kaybı olmaz. Bilakis uzun daldan daha fazla sıvı kaybı olur. Çünkü canlı dış yüzey devamlı nem salıyor. Matkap fikri yanlış. dokular fena halde tahrip olur. İnsanlar binlerce yıldır her şeyi denemiş. Bizim düşünebileceğimiz her şeyi düşünüp denemişlerdir. Yaygın tekniklere güvenin. Bir de şöyle bir usul var, birçok türün aşılamasında kullanılır: Aşılanan kısma şeffaf renksiz poşett geçirilip bağlanır. Salınan nem içerde ortam havasını yüzde yüz nemli eder. Aşılı kısımda kuruma mümkün olmaz, tutması kolaylaşır. Bunu yapabilirseniz dalı düşündüğünüz gibi daha fazla gözlü tutabilirsiniz. Gerçi bu da hatalı olur. Üst kısımda fazla dallanma olursa aşılanan yerdeki bağlantılar henüz yeni ve güçsüz olduğu için üst kısımda beslenme ve su alma olayı yetersiz kalır, dal kolayca ölebilir.

  14. Kadir, İstanbul diyor ki:

    Merhabalar eriğe kiraz aşıladım hepsi tuttu. çiçek açanlar da oldu. ancak yaprakları sörpmeye başladı. nedenini anlayamadım. tam kuruma yok ama açtıklarındaki gibi canlı değiller. bu arada yaptığım aşılamayı kısaca anlatayım. eksiklerimi söylerseniz sevinirim. yarma ve dilcikli aşı yaptım. aşı yerini rafyayla sardım. dışına pet şişe kesip koydum içini de bahçe toprağıyla doldurup belirli aralıklarla nemli kalması için ısladım. yaprak açtıktan sonra bir bölümünün aşı boğmasın diye rafyalarını açtım. bir bölümünü de rafyalı bıraktım. tüm aşılarda pet şişe içersinde toprak hala durmakta. nemli kalması için belirli aralıklarla da sulamaktayım. bu arada şunu da belirteyim aşı kalemlerim 20-25 cm kadar. bu arada bahçemde olan bodur kirazım, çevremde olan badem kayısı ağaçları, üzerlerinde meyveleriyle 10 yıllık kiraz ağacı çiçeğiyle kurudu. çevrede yapılan ilaçlamalara bağlı olarak kuruduklarını düşünmekteyiz. görüş ve önerilerinizi bekliyorum.
    ***
    Sanıyorum ilaçlama hepsine zarar vermiş. Anlattıklarınıza göre problem sadece aşılarda değil, hepsinde aynı problem var. Ya ilaçlama zehirledi ya da verdiğiniz suni gübre.. Ayrıca aşılı bitkilerde sadce aşılı yerde gelişim olmalı. Diğer gelişimlere izin verirseniz aşılı kısım beslenemez, bitkinin bünyesi onu terk eder.

  15. Kadir, İstanbul diyor ki:

    yapılan aşı üzerindeki aşı bağları ve diğer materyaller aşı tuttuktan ne kadar sonra kısmen yada tamamen sökülmeli ve o bölgeye uygulanacak ne gibi işlemlerin olduğunuda paylaşırsanız..
    ***
    Yazı içinde de belirttiğim gibi aşılamanın detaylarını bilmiyorum. Lütfen başka kaynaklara bakın. Pek bilinmeyen pratik bir bilgi aşılamada kenarlara bal sürülmesi. çok büyük yardımı oluyormuş.

  16. Kadir, Erzurum diyor ki:

    Benden bir asi gelistirip uygulama metodunu anlatmam istendi. sizin tecrubelerinizden yararlanarak boyle bir teknigi benimle paylasabilir misiniz acaba… Herhangi bir asiyi gelistirip uygulama metodu.
    ***
    Siz şu sayfanın son kısmındaki bal ile ilgili bilgileri, özellikle son iki satır, dikkatle okuyun. Benden bu kadar. Siz hayal gücünüze göre o bilgileri genişletin. :)
    Sayfası: http://azbitki.com/koklendirme-hormonu

  17. Kadir, Erzurum diyor ki:

    Abicigim cok sagol guzel bir fikir sundugn icn kendi capimda fikri gelistirdim artik gerisi hocaya kalmis kabul etsede etmese de hersry icin sonsuz tesekkurler…
    ***
    Sonuçta ne olacak, kaç puan veya ne not alacaksınız bildirirseniz memnun olurum.

Sorunuzu veya Yorumunuzu Aşağıya Yazabilirsiniz.

LÜTFEN YAZI DİLİ KURALLARINA SAYGILI OLALIM.
Yazı kurallarına uygun yazılan sorulara öncelik verilir.

(Yazamıyorsanız Mozilladan deği I.E. ile giriş yapın.)