Areka palmiyesi – Chrysalidocarpus lutescens
Madagaskar kökenli Areka palmiyesinin yaprakları dev bir kuş tüyü gibi fazlaca parçalı, oldukça dekoratif ve çok zarif görünümlüdür. Yapraklar büyüdükçe eğilip çevreye yayılacağı için salonlarda, ofislerde ona göre yer ayarlanmalıdır.
Areka palmiyesinin yaprak parçaları uçlardan kuruma eğilimlidir. Yaprakların bozulmalarındaki etkenler susuz kalmak, havanın nemsizliği ve gözle görülmeyen örümcek bitler olabilir. Hiçbir sorun yoksa yapraklar zamanla yine uçlardan kahhverengileşir, normaldir. Rengi koyulaşan yaprak uçlarının kesilmesi iyi değildir, bitkinin gelişmesini yavaşlatır. Areka yaprak parçalarının kuru gibi görünen uç kısımlarını, bütün canlılığını kaybettiğinden emin olduğunuz kupkuru yerlerinden kesebilirsiniz. Daha da bozulan yapraklar ise sapından en alttan kesilmeli.
Benjamin gibi areka palmiyesi de örümcek bitlerini cezp eder. Kurtulmak için yaprakları sık sık yıkanmalı ve özellikle yaprak altlarına su püskürtülmelidir.
Faydası: Bir odada yeterince çoklukta areka varsa, havayı nemlendirir ve temizler. Sağlığınız için hava nemlendirme aygıtları kullanmak zorunda iseniz onun yerine bol yapraklı birkaç areka ile yaşamanız daha iyidir çünkü çevreye bolca nem yaydığı gibi aynı zamanda havayı temizliyor.
Işık: iyi güneş alan bir köşede tutun ama güneşin %40 kadar filtrelenmiş olarak almasını sağlayın. Daha hızlı büyür.
Kışa dayanıklı mıdır? Dış ortamda açık havada areka palmiyesi yetiştirmek için kışın en fazla -3° C soğuğa dayanabileceğini bilmelisiniz. İstanbul’da alçak kesimlerde kışın kuzey rüzgârlarından korunmuş yerlerde hafif ve kısa süreli donlarda zarar görmez. Daha şiddetli donlarda iyi korunmalıdır. İzmir ve doğu Karadeniz sahilleri biraz daha uygundur, güney Ege kıyı kesimleri doğa ve kuzeydoğudan karasal iklim etkisini çeker özellikte olup risklidir. Akdeniz kıyıları için tam uygun bitkilerdendir.
Sulama: Mümkün olduğunca saf su ile sulamaya gayret edin. En azından musluk suyunu çok büyük kaplarda günlerce bekletin tortusu ayrılsın, en üst kısım suyu alarak onunla sulayın ve onunla yapraklarına su püskürtün.
Sulama sıklığı: Toprağın ıslatıcılığı gidince sulayın. Nemini kaybeden topraklarda areka palmiyesinin yaprakları pörsür. Su verince tekrar düzelir ama sararmaya başlar. Suyu seviyor ama toprak sulu kalmamalı, saksı altından fazlalık su tamamen akıp gitmeli.
Areka için toprak: Tamamen organik besinlere sahip toprak istiyor. Çok temiz iyi bahçe toprağı veya ormanların kuytu köşelerinden alacağınız humuslu toprağı ponza taşı ve bir miktar sığır gübresi ile karıştırarak kullanmalısınız. Ponza taşını bunda da ısrarla tavsiye ediyorum çünkü areka hem çok su ister hem köklerinin çamur gibi sulu toprakta kalmasını yüzünden çürür, dolayısıyla sık sulayacaksınız ve suyun fazlasının tamamen süzülüp dışarı gitmesini sağlayacaksınız. Saksı yenilemede, yeni saksının hacmi, kök yumağının hacminin iki misli olmalı.
Besin: Vermeyin. İki yılda bir toprağını değiştirin. Veya ilk yıl besin vermeyin, ikinci yıl toprak yüzeyini eski sığır gübresi + odun külü + humuslu toprak karışımı ile yenileyin (areka potasyum eksikliği çekmemelidir). Üçüncü yıl toprağı değiştirin. Veya bulabilirseniz özel palmiye besininden ikinci ve üçüncü yıl verebilirsiniz; bu durumda toprak ve saksı değişimi en geç dördüncü yılda yapılmalı.
Areka palmiyesi nasıl çoğaltılır? İlkbaharda kökten ayırmayla yeni arekalar elde edebilirsiniz. Kökten, rizomdan keserek ayırdığınız sürgünü diktikten sonra tam şeffaf naylona geçirin, bağlayın. Sıcak bir odada, çok aydınlık ama direkt güneş ışınları almayan bir yerde tutun. İçerisinin havasının yoğun nemli olması ile köklerde canlanma olur. Ayırdığınız sürgün yeterince köklü ise bir hafta – on gün kapalı tutmak yeter. Az köklü ise üç dört hafta kapalı tutmak gerekir ki yeterince köklenme olsun. Bu esnada, ilk bir haftadan sonra her gün bir saat kadar arttırarak açıp havalandırın. Naylonda kapalı iken direkt güneşten korumanız şarttır.
Açıklamalar:
1- Okuduğunuz yazı hakkında sorunuzu veya yorumunuzu aşağıya yazabilirsiniz.
2- Yazılarımı RSS ile takip edebilirsiniz.
3- Yazılarım izinsiz olarak birçok web sitelerinde yayımlanmaktadır. Lütfen kaynak belirtmeyenleri uyarınız. Tüm yazılarım kendi tecrübelerimin ve araştırmalarımın eseridir.
Yukardaki yazı ile ilgili ek bilgiler ve yorumlar:
Sorunuzu veya Yorumunuzu Aşağıya Yazabilirsiniz.
LÜTFEN YAZI DİLİ KURALLARINA SAYGILI OLALIM.Yoksa boşuna yazmayın sorularınız silinecektir.



[...] Areka Palmiyesi, Paşa Kılıcı ve Salon Sarmaşığı idi…Peki bu bitkiler ne işe yarar?Areka palmiyesi diğer bitkilere oranla gün içerisinde hava temizleme işini daha iyi yapıyor. Evlerimizde veya [...]
O kadar güzel ve anlaşılır bir site hazırlamışsınız ki, bilgisayar başına oturduğumda neredeyse refleks gibi bir hareketle sizin sitenizi açıyorum, geziniyorum:-)) Elinize sağlık.
Sorum şu, areka palmiyesi için yazdığınız örümcek bitleri cezbetme durumu dracaena marginata için de geçerlimidir? Aynı aileden gibi duruyorlar çünkü. Drrecena’mı ne olur ne olmaz diye diğer salon bitkilerimin yanından ayırayım mı? (2 çeşit dua çiçeği, 2 çeşit difenbahya, drecenia marginata, drecenia yucca, patos sarmaşığı, mum çiçeği, kılıç,kraton) hepsi aynı yerde. Ya da hastalık ve zararlı riskine göre bu bitkileri nasıl ayırabilirim? teşekkür ederim.
***
Bizim salonda örümcek bit türü akarlar benjamin’de var. Tek çaresi haftada iki defa duşun altında yapraklarını iyice yıkamak. Kauçuğun yeni yapraklarına da bulaşıyor. Ama dracaena marginata’yı sevmediler. Yani içiniz rahat olsun. Hem areka palmiyesi ile d.marginata aynı familyadan değiller.
Cüretimi bağışlayın ama kauçuk hakkında kendi deneyimimi sizinle paylaşmak istiyorum. Benim de 2 saksı kauçuğum var. önce salonda doğuya bakan cam önünde yarı gölgedeydi. yerlerini hiç sevmediler ki 2 senede 3-5 küçük yaprak ancak çıkarabilmişlerdi. ben de 1 ay kadar önce cesaretimi toplayıp batıya bakan balkona çıkardım. öğleden sonra 2 saat kadar eğik güneş görüyorlar. üstelik günün en sıcak saatleri ve bizim buradaki ılık akşamüstü rüzgarına maruz kalıyorlar. 1 ay içinde birisi 5 diğeri 4 yaprak çıkardı. yeni çıkan yapraklar öncekilerin 2 katı ve ilginç bir şekilde gövde kalınlaşması var. benim için harika bir sürpriz oldu:-)) saygılarımla…
***
Rica ederim cüret kelimesi üzücü bir kelime. Tecrübenizi paylaştığınız için teşekkür ederim. Yazın dışarı çıkarmak zaten benim de tavsiye ettiğim bir şey. İsterseniz ilgili yazıma bakabilirsiniz:
http://www.bitkivecicek.com/evde-kaucuk-agaci-ficus-elastica-yetistirmek
Merhaba tekrar,
Bugün ben çok güzel bir sürpriz yaşadım. Bir arkadaşım bana 13 yaşında bir sikas hediye etti. o kadar mutlu oldum ki aklım başımdan gitti:-) Ancak nette sikas bakımıyla ilgili yeterli bilgi bulamıyorum. Kurumaz, onu biliyorum. Adı üstünde ”yaşayan fosiller” de deniyor sikaslara. Ancak bakım koşulları nedir? Yardımcı olur musunuz? Saygılarımla…
***
Bu konuda çok ciddi ve çok uzun araştırmalar yapmam lazım. İlerde yeni bir sayfa yazı olarak siteme eklerim. Ana sayfadan yeni yazıları takip ederseniz yazdığım zaman okuyabilirsiniz. Sikas hakkında hiçbir tecrübem olmadığı için ve geçiştirici baştansavma cevap vermek istemediğim için gereken bilgileri dediğim gibi ilerde yazacağım.
Öncelikle çok samimi bir şekilde teşekkür ediyorum sitedeki faydalı bilgiler ve yorumlarınız için. Areca ve kentia bitkileri çok benziyor. Ofisimizde bir bitki var ama hangisi, emin olamadım. Karşılaştırdığımızda en ayırt edici özelliği nedir bu bitkilerin? Diğer bir sorum da şu: Sikas hakkında tecrübem yok demiş olsanız da sormak istedim. Çok üzüldüm çünkü, daha birkaç hafta önce aldığımız sikasın tüm yaprakları tamamen kurudu ortasında da hiçbir filizlenme ibaresi yok. Toprağını değiştiren çiçekçi köklerine de baktı çürümüş ölmüş dedi. Ben yine de atamadım bir umut belki bir canlanma olur diye. bu kadar çabuk ölür mü bu bitkiler ya da kurtarmak için hiç bir çare yok mudur?
***
Areka ile kentiya çok benziyor gibi görünse de arada belirgin fark var. Arekanın yaprakları çok daha zarif ve dev bir kuş tüyüne benzer. Kentianın yaprak sapının yarısı veya yarısından çoğu çıplaktır. Parçalar yaprak sapının uç kısma yakındır ve yaprak parçaları arekanın yaprak parçalarına göre daha genişçedir.
Şu iki resme ayrı ayrı bakarak kıyaslayın:
http://www.bitkivecicek.com/areka-palmiyesi-chrysalidocarpus-lutescens/areka-palmiye
http://www.bitkivecicek.com/kentia/kentia-palmiye
Sikas’a gelince: Soğuğa hiç dayanamayacağı söyleniyor. Siz kış soğuklarında öldürmediğinize göre belki gereğinden fazla suladınız kökler çürüdü. Veya besin verdiniz zehirlendi. İki olasılıktan biri ölmesine sebep olmuştur. Bence umudunuzu kesin, çiçekçi doğru söylemiş olmalı yani çürümüştür ölmüştür. Zira palmiyeler dayanıklı sağlam bitkilerdir; bütün yapraklarının birden bire ölmesi ancak ya şiddetli donmaya maruz kalmasıyla ya da kökten başlayan bir zehirlenmeyle olabilir. En orta merkez kısmında filizlenme alameti yoksa kökü kontrol edin. Tırnağınızla bastırın, kazıyın: Yumuşak, kof, içi ıslak ve siyahımsı ise çürümüştür. Ama sert ve sağlıklı ise ve beyaz canlı dokuya rastlarsanız ölmemiştir. Siz eğer biz bakımında hiçbir kusur etmedik çok sulamadık besin de vermedik diyorsanız satın aldığınız çiçekçiye durumu anlatmalısınız. Muhakkak oradayken başlayan bir çürüme vardır.
***
Emrah Bey ilginiz için teşekkür ederim. Lütfen büyük harflerle yazmayın. Kısa olanları ben yeniden yazıyorum uzun olanları silmek zorundayım.
Size öncelikle hiç güneş almayan evlerin yucca ve daha birçok türler için hiç uygun olmadığını söylemeliyim. Çiçekçinin tavsiyesi sadece uydurma bir şey herkesin sözüne aldanmayın.
Ben çiçek yetiştirmeden duramam diyorsanız ya gerçeği kabul edip vazgeçmek zorundasınız ya da güneş etkisi veren yapay ışıklandırma gerekiyor. Ayrıca, güneş ve su gibi ‘esinti’ de bitkilerin en başta gelen ihtiyaçlarından biridir. İnsanlarımız buna hiç dikkat etmiyor.
Şunları bir okuyun:
http://www.bitkivecicek.com/bitkilere-gunes-etkisi-veren-yapay-isiklandirma
http://www.bitkivecicek.com/ciceklerin-hizli-buyumesi-icin-ne-yapmak-gerekir
Öncelikle sorularımı cevapsız bırakmadığınız için size çok teşekkür ederim. Çiçeklerden önce kendi sağlığım için güneş almayan evden çıkmak istiyorum ama başka bir eve geçene kadar çiçeklerime bakmaya devam edeceğim. Çiçeklerimden asla vazgeçemem. Bana tavsiye ettiğiniz yazıları okudum resimlerdeki led lambalardan bende var onları kullanarak yapay gün ışığı çiçeklere uygulayacam. Ayrıca ben gece yatarken lambayı açık bırakıyordum yani çiçekler hiç solunum yapmıyordu hep fotosentez yapıyordu artık gece lambayı kapatacam. Her gün yapraklarına su püskürtüyorum ve haftada bir defa da çiçekleri yıkıyorum. İnşallah çiçeklerimi kurtarırım. Bu siteyi açtığınız için ve çok duyarlı olduğunuz için size çok teşekkür ederim. Başarılarınızın devamını dilerim. Böyle bir site bulduğum için çok şanslıyım.
***
Gece lamba yapması fotosentez yapmalarını sağlamıyor. Fotosentez için çok kuvvetli ışık gerekir. Hem 24 saat kuvvetli ışık olsa bile bitkiler bir şekilde tüm hayati fonksiyonlarını eksiksiz yerine getirir. Her gün su püskürtmek zararlı olabilir. Esas havanın nemli olması gerekiyor. Bitkilerinizi kurtarmak için ESİNTİ sağlamalısınız. Vantilatör kullanabilirsiniz. günde birkaç defa en az 15 – 20 dakika boyunca yaprakları hareket ettirecek kadar bitkilere hava üflemeli. Günde 5 defa mesela. Çok da sulamayın. Bitkileriniz çok sağlıklıysa esinti daha az olabilir sorun çıkmaz ama gerekmediği halde sulamanız bir de esintisizlik yüzünden kökleri çürütür.
Site için çok teşekkürler müthiş bir site hazırlamışsınız emeğinize sağlık…
Areka ile ilgili bir tecrubemi paylaşmak istedim çünkü benim arekam oldukça tuhaf :) Yaklaşık 1 buçuk yıl önce 30-40cm civarlarında bir Areka satın aldım. Zekeriyaköy gibi son derece nemli bir bölgede oturmaktayım. Eve getirdikten sonra 2-3 günde bir sulamama ve yapraklarına su püskürtmeme rağmen Arekamın hergün 1 yaprağı tamamen kurumaya başladı. Fakat kurumayı yakından fark edebiliyorsunuz çünkü renkte hiçbir bozulma olmuyordu. Bu bahsettiğim zamanda ise evde öylesine nem vardı ki tüm hasır eşyalarım yeşil küf tutmuş çözüm olarak eve nem cihazı almayı planlıyorduk.Sonunda Arekam kel kaldı 2 yaprağa düştü. Tüm ümidimi kesmeme rağmen 2-3günde bir sulamaya devam ettim. Şuan tam hatırlamıyorum nereden duyduğumu biryerlerden tabağından sulamam gerektiğini ve tabağının asla kuru kalmaması gerektiğini öğrendim. Ogünden beri 2 dal kalan Arekam 5-6 kocaman dala dönüştü. Unutup tabağını 1 gün susuz bırakırsam mutlaka 1 yaprak kaybediyorum.
***
Selin hanım tabaktan sulamak yanlış. Belli ki yer yadırgamasını atlatmak ve mevsimle ilgili değişimler sonucu yeni gelişme başlamış.. Sık sık yaprak kaybetmenizin sebebi havasızlık, ışıksızlık ve aşırı sulamadır. Sanıyorsunuz ki zavallıyı suya boğmazsanız ölecek. Yanılıyorsunuz. Sizin hatanız üç günde bir düzenli sulamak ve esintiden mahrum etmek. Toprak sırılsıklam ıslakken sulamak yanlış. Bekleyeceksiniz toprak biraz kuruyacak sonra sulayacaksınız. Bitkileri esintiden mahrum etmek, koyu gölgede tutmak, ikide birde sulamak yanlıştır öldürücü etkiye sahiptir. Evinizin küflenmesi de zaten kapıyı pencereyi ne kadar kapalı tuttuğunuzun bir göstergesi. Ev içinde esinti olması şart. Hava yoğun nemli olduğu halde yapraklara su püskürtmek gereksizdir çünkü sıcak hava, yüksek nem, esintisiz ortam ve yapraklarda kalıcı ıslaklık bir araya gelirse yaprak hastalıkları olur.. Benim difenbahya hazirandan bu yana muz yaprağı gibi kocaman yapraklar çıkarıyor. Yapraklarına hiç su püskürtmedim. İstanbul havası yeterince nemli çünkü. Ama yazın iyi olur elbette, tabii ki esinti de olacak.
Bilgileriniz için çok teşekkür ederim. Aslında evim fazlasıyla hava alan sürekli kapı pencere açık olan bir ev. 2 köpeğim var ve sürekli bahçeye balkona çıkmak için kapıları açık tutturuyorlar. Fakat yaptığınız detaylı açıklama sayesinde fark ettim ki Arecam asla hava sirkülasyonu olmayan salonun L çeklindeki en dip köşesinde ve güneş ışığının asla aydınlatmadığı koyu gölge bir köşede duruyordu. Sayenizde artık oldukça sağlıklı olacak :) sonsuz teşekkürlerimle.
***
Kesinlikle çok daha sağlıklı büyüyecektir. Esinti bitkilere hayat veriyor bunu her bitkide görmüşümdür. Bir parça güneş almaları da öyle. Yalnız siz şimdiye kadar koyu gölgeye alıştırmışsınız: Bu durumda mart ayından kasım ayına kadar güneşi pencere tülü ardından almalı. Kışınsa güneşi direkt almalı.